|
|
 |
« Yanıtla #15 : 24 Ekim 2007, 15:58:43 » |
|

BENCEDE İL OLSA DAHA İYİ OLUR KALKINMAMIZA HEM DAHA BÜYÜK KATKISI OLUR O ZAMAN...
|
|
|
|
|
Logged
|
Bir Erzurum diyarında sabahlıyorum ve bir ses duyuyorum gürcükapıdan. Ağlıyor pelit meydanı, bomboş kalmış havuz başı. Köşküm hicran dolu, yoncalık boynu bükük, gönlüm ahuzar, nerdesin ey yar sana ihtiyacım var!!!
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #16 : 29 Kasım 2007, 10:06:06 » |
|
evet oltu gerçekten tarihsel özelliği müthiş bir ilçemiz....
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap<img border="0" src="[url]http://kayit.antoloji.com/images/siirlerim7.gif " width="223" height="58" alt="Şiirlerimi okumak için tıklayın.">[/url]
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #17 : 10 Ocak 2008, 15:19:10 » |
|
heyt be oltulunun hasi var burda:D annem babam oltu dogumlu her sene giderim oraya oltudaki gelismeler istanbulun göbeginde yok be:D hehe oltu cok güzel bir yer hele oltu kalesi oraya gidipte gezmemek olmaz;)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #18 : 11 Ocak 2008, 14:55:12 » |
|
benimde annem oltuludur..seninle hemşehriymişiz bak 
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap<img border="0" src="[url]http://kayit.antoloji.com/images/siirlerim7.gif " width="223" height="58" alt="Şiirlerimi okumak için tıklayın.">[/url]
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #19 : 09 Şubat 2008, 00:01:32 » |
|
Oltu’nun tarih çağı;M.Ö.9.yy.da kaynakların “KHALDİ”olarak belirttiği ama güney komşuları Asurluların URARTU diye adlandırdıkları kavimle başlar.(MÖ.859-612).
Oltu adını tarihte ilk defa Bizans Kayzeri ll.Basil’in1015 yılında Tayk (Çoruh Vadisinin Doğu ve Orta Kesimleri = Yusufeli-Tortum-Narman-Oltu-Şenkaya-Olur) Bölgesini yeniden fethi sırasında, “Ukhti’k” (OLTİ’K=OLTULAR) adı ile görmekteyiz.
-Ermenice de o zamanlarda “O” harfi bulunmadığından “O” yerine “U” yazılmıştır. –(Ermeni Rahibi Lasdivertli Arisdakes in eserinde geçmektedir.) Oltu adı,Kıpçakların bir boy veya oymağından gelmektedir. M.Ö.7.yy.da Saka Türk’lerinin Oltu-Tortum-Tavusker bölge sine yerleşerek buralara “TAO’K” adını verdikleri ve kendilerinden bir boy veya oymağın oturduğu kaleye de “OLTU’K”=(OLTULU’LAR) dediklerini Or.Prof. Fahrettin KİRZİOĞLU’nun eserlerinden anlamaktayız.
Dört Halifeden biri olan Hz.Osman döneminde,Meselme oğlu Habib komutasındaki ordularca (646) ele geçirilen TAYK ili (Oltu-Tortum-Tavusker) böylece Arapların hakimi yetine girmiştir.Uzunca süre bölgede hakimiyet sağlamaya çalışan Bizans İmparatorluğu, Hazar, Emeviler arasındaki çekişmelere sahne olan yöre,1040 Dandanakan Zaferi sonrası Selçuklu akınlarına uğrar.1048 tarihinde Kumandan İbrahim YINAL tarafından feth edilir. 1080 de Selçuklu komutanlarından Emir Ahmet tarafından fetihle merkezi Erzurum da kurulan SALTUKLU Beyi Ebul Kasım’a verilir. 1124 yılında Gürcü-Kıpçak yakınlaşması sonucu Gürcüler yöreyi alır. 1202 tarihinde Konya Selçuklularının idaresine girer.Bilahare Kıpçakların hakimiyetine girer.(1268)Atabekler de denen bu beylik yönetiminde kalan Oltu,Bir süre sonra Moğolların gelmesi ile bunların eline geçer.1335 yılına kadar Moğollara ve onların Anadolu yönetimini elinde tutanı İlhanlılar’ a bağlı kalır.İlhanlı Abaka Han’ın ölümü sonrası yöre Hıristiyan Kıpçakların (Sargis) eline geçer ve burada bir Atabeylik kurar.1335 sonrası Sutaylar ın ve Çobanoğulları’nın kısa süreli hakimiyetlerinde kalan yöre,bilahare Timurluların ve 1405 sonrası gelişmeleri takiben Kara koyunlular ve Ak koyunluların hakimiyetine girer.Bu dönemlerde Koç,koyun ve At şeklinde mezartaşı geleneği yayılır.
Yavuz Sultan Selim’in Doğu fetihleri sırasında Atabek Yurdu Beyi(Mirza Çubuk)
1517 bu bölgeyi Padişaha verir.Böylelikle ayrıcalıklı olarak Osmanlı yönetimine katılır.Bu durum Kanuni dönemine kadar devam eder.1534 yılında Erzurum Beyler beyi Musa Paşa Oltu’yu kuşatır,burada ölümü sonrası Diyarbakır da bulunan Hadım Ali Paşa (1537) Gürcistan seferine görevlendirilir.Yapılan “Kanlı Çemen Savaşı”nda Gürcüler yenilince burası da Osmanlıların eline geçer. Nihayet 1548 yılında Özdemir oğlu Osman Paşa’nın Kafkas illerini fethi sonrası bir kez daha Osmanlı Topraklarına katılır.
1659-1679 yılları arasında Oltu‘ ya “Arslan Paşa” Sancak Beyi olarak atanır.1664 yılında adını taşıyan (bir cami ile etrafında 70 odalı medrese ,bir fetvahane,bir hamam ve bir saraydan oluşan) Külliye yi yaptırır.1828/1829 Osmanlı-Rus savaşları sonucu Edirne Anlaşması ile Ahıska-Çıldır, Ruslara bırakılınca 1877/1878 Osmanlı –Rus Savaşına kadar Çıldır Sancağının merkezi olmuştur. Halk arasında 93 Harbi diye bilinen 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sonrası imzalanan 1878 tarihli Berlin Anlaşması ile savaş tazminatı karşılığı Ruslara bırakılınca 40yıl süren esaret hayatı başlamıştır.25 Mart 1918 de Yarbay Mürsel Bey kumandasındaki Osmanlı Ordusu tekrar burasını Osmanlı topraklarına katmıştır.
13 Nisan 1919 da kapatılan “Cenubugarb Kafkas Hükümeti”nin yerine “OLTU ŞURA HÜKÜMETİ” kurulur.Delege Yasin Haşimoğlu Bey bilahare açılan TBMM.toplantılarına bu hükümeti temsilen(Oltu Mebusu ) olarak katılır. 17 Mayıs 1920 tarihinde TBMM.,Yasin beyin önerisini kabul eder ve Oltu,T.B.M. Meclisi tarafından Anavatana İlhak olunur.
Tarihi devirler boyunca çeşitli devletlerin egemenliği altında kalan, Oltu başlangıçta bir kale yerleşmesi olarak kurulmuştur.Kuskusuz bu durum Oltu'nun stratejik bir konumda yer almış olmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü yerleşim yeri Doğu Anadolu Bölgesini, Kuzey Doğu Karadeniz kıyılarına, Kuzey doğuda ise Kafkaslara bağlayan eski yollara Kontrol altında tutabilecek bir konumda bulunmaktadır.
|
|
|
|
|
Logged
|
"UNUTULMANIN UNUTULDUĞU HERYERDE SEN VE SEN,DAİMA AKLIMIN UÇSUZ BİR ODASINDA OLACAKSIN" (#UNUTULANLAR UNUTANLARI ASLA UNUTMAZLAR#)
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #20 : 13 Şubat 2008, 14:21:54 » |
|
OOO OLTULULAR BİR ARADA...
|
|
|
|
|
Logged
|
Bir Erzurum diyarında sabahlıyorum ve bir ses duyuyorum gürcükapıdan. Ağlıyor pelit meydanı, bomboş kalmış havuz başı. Köşküm hicran dolu, yoncalık boynu bükük, gönlüm ahuzar, nerdesin ey yar sana ihtiyacım var!!!
|
|
|
| |
Yükleniyor...
| | | | | |