|
|
 |
« : 04 Ekim 2007, 13:48:39 » |
|

Bir tiyatro oyununun sahne arkasını hiç gördünüz mü? Eğer görmediyseniz, sizi 'Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım'ın kulisine davet ediyoruz. Sahne önünde neler oluyor, bunu hepimiz az çok biliyoruz. En basit haliyle, perde açılıyor ve oyun başlıyor… Peki, ya sahne arkası? Oyuncular ne zaman geliyor? Neler yapıyor? Oyuna nasıl hazırlanıyor? Bunları hiç merak ettiniz mi? Şimdide merak edenler için Erzurum Gençlik Merkezi Gençlik tiyatrosu oyuncularının oynadığı “Gözlerimi Yaparım, Vazifemi Yaparım” oyununun kulisinini anlatmak istiyorum. Hem de Gala gecesinde… Oyun, Erzurum Devlet Tiyatrosu sahnesinde oynanıyor. Tertemiz mükemmel kulislere sahip bir bina… dışarıya çıkıyorum seyirci foyede tıklım tıklım adeta iğne atsan yere düşmeyecek gibi kalabalık, Gala gecesi olduğu için dışarıdan gelen birçok misafir var. Herkes mutlu görünüyor. Etrafımız robotlaşmış, somurtkan insanlarla doluyken, bu kadar güler yüzlü insanların arasında olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Herkes o kadar ilgili ki, hiç birini tanımıyorum ama sanki hepsini tanıyorum. Önce erkek oyuncuların giyinme odalarına gidiyorum. Makyajlar yapılıyor. Özel makyaj gerektiren durumların dışında, herkes kendi makyajını, oynadığı role göre kendisi yapıyorlar bu çok hoşuma gitmişti. Kapatıcılar, allıklar, kalemler…Makyözümüz Deniz bana; Sinan Hocam, “Sizin için en iyi makyajlarımdan birini yaptım” diyor, gülüyorum. Bu sefer de bayanlara bakıyorum ne yapıyorlar diye. Orada da durum farklı değil. Makyajlar devam ediyor… Sesimizi açalım, ısınmalarımızı yapalım diye bağırıyordum Bayanların bulunduğu odanın ilerisinden sahneye çıkıyorum. Hemen, bir göz atıyorum, sahne arkasından salon nasıl görünüyor diye. Hemen ışık odasına ışıkcımız Eser le gözgöze geliyorum oturacağım ışık odası sahneden mükemmel görünüyordu.Ve beni sıkı bi heyacan sardı buda bunca yıldır Yönetmenliğini Yaptığım oyunların hepsinde oynuyordum .Bu Oyunda ise izleyici olarak takip edecektim hemde kumanda odasından… Sahnede oyuncuları oyuna hazırlamaya başladım artık sonuna gelmiştik. Ses açmalar, ısınmalar… Soruyorum bir oyuncu oyuna nasıl hazırlanır, neler yapar? Diye hepsine, “Oyundan 1 saat önce buraya gelmek zorundasınız. Bu bir saat içinde özel ısınmalarınızı yapar, kostümlerinizi kontrol eder, giyinir, makyajınızı yapar sükunet içinde beklersiniz.” Şimdi sıra oyunculara gelmişti hadi bayler bayanlar bide siz tekrarlayın diye bağırıyordum.Onlar hep bir ağızdan , “Aksesuarlarımızı, kostümlerimizi hazırlıyoruz. Kullanacağımız yerlere koyuyoruz. Makyajımızı yapıp, kostümlerimizi giyip, hazır bir şekilde oyun saatini bekliyoruz. Arada sohbet ediyoruz, çayımızı kahvemizi içiyoruz. Dışarıdan uzaklaşıyoruz.”diye inletiyorlardı sahneyi…. Oyuncuların, oyun esnasında, kısacık bir zaman içinde kostümlerini değiştirmeleri ise ayrı bir zorluk konusu benim için. Bu oyunda kostümler sahne arkasındaki o odacıklarda değiştiriliyor. Çünkü, hızlı bir oyun, fazla zaman yok. Bir iki kişi hariç, tüm oyuncular en az 6 kıyafet değiştiriyor. “Eğer sahne arkasında antrenize çok az bir süre varsa ve top yekun bir kostüm değiştirecekseniz, sakin olmalısınız, her an antre kaçırabilirsiniz. Heyecan yapmamalısınız. Çünkü o zaman seyirci sizin heyecanınızı izler, rolü izlemez. Ne kadar oynamazsanız o kadar oynarsınız.” Alkışlar Gençlik Merkezi Müdürlüğü Gençlik Tiyatrosuna… Oyunun gala gecesi olduğunu söylemiştik. Bu yüzden oyuncular biraz daha heyecanlı. Yani“Bütün ağır toplar burada”. Artık oyunun başlamasına az bir zaman var. Son kontroller yapılıyor, her şey hazır, artık başlıyoruz. Ben, oyunu kontrol etmek için yerime geçiyordum. Birkaç dakika sonra oyun başlıyor… Tüm oyuncularımız dans ederek çıkıyorlar sahneye, sanki biraz önce konuştuğum insanlar onlar değil. Farklı bir hava var içeride. Hepsini izliyorum teker teker, çok başarılılar, çok komikler ve çok doğallar. Artık gecenin sonlarına geldik, bana göre her şey gayet güzel. Yönetmenliğini yaptığım bu oyundan biraz çekindim doğrusu hep yeni oyuncular ve zor oyun olmasından kaynaklanmıştı. “Protokol seyircisi bizi hep ürkütür. Çünkü, az gülerler ve az alkışlarlar. Bugün, bunun aksine çok gülen, çok alkışlayan, çok takdir eden bir seyirci vardı. Teknik ekibimiz, müziklerimiz, danslarımız, hepsinde en iyi ekiplerle çalıştık.
Galadan memnun olmayan yok Gerçekten de içeride ki herkes çok mutlu, yüzlerinden anlaşılıyor ki onlar için de gala çok iyi geçmiş. tekrar oyuncuların yanına gidiyorum. Oyunculara sordum. “Hiç bitmeyecek sandım” diyor ve ekliyorlar, “Hafta içi oyuna ara verdik. Ara verilen oyunlarda genelde unutulma, uyum, ritim gibi riskler vardır. Ama bu risklerden olabildiğince uzak bir oyundu. Protokol seyircisiydi. Buna rağmen başarılı geçti.” Ve perde kapanıyor… Erzurum Gençlik Merkezi Tiyatro Topluluğu bu emeği, bu performansı görülmeye, alkışlanmaya değer. Sahne arkası ayrı, sahne önü ayrı bir güzeldi.Ve şimdi sıra gelecek festival tekliflerinde idi..Ve festival ve turne yerlerimizde belli oldu…Bunlar Ankara,Denizli,Kıbrıs,Gümüşhane ve Giresun idi bakalım bu turne ve festivallerde oyuncu arkadaşlarımız ve seyircilerimiz izlemeye ve oynamaya değer bi oyunmu çıkaracaklar merakla bekliyoruz…..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
palandoken

Süper Uye



Üye No : 3
Nerden :
Konu  : 1062
Mesaj : 1672
237 Mesajına Toplam 495 Kere Teşekkür Edildi
12 Mesajına Toplam 12 Kere Karma Verildi
Karma Sayısı: 33 
Karma Sayısı: 33

|
 |
« Yanıtla #1 : 04 Ekim 2007, 13:52:27 » |
|
Tahsin kardeş çok güzel. yazıların gerçekten harika. Erzuruma gelince beklerim
|
|
|
|
|
Logged
|
İnsan sölediği sözün mahkumu söylemediği sözün hakimidir
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 04 Ekim 2007, 14:35:08 » |
|
paylaşım için sağol eline koluna sağlık...
|
|
|
|
|
Logged
|
Bir Erzurum diyarında sabahlıyorum ve bir ses duyuyorum gürcükapıdan. Ağlıyor pelit meydanı, bomboş kalmış havuz başı. Köşküm hicran dolu, yoncalık boynu bükük, gönlüm ahuzar, nerdesin ey yar sana ihtiyacım var!!!
|
|
|
| |
Yükleniyor...
| | |