Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Bitki Dünyası
Cevaplar 4
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 667
Önceki Önceki Konu

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Bitki Dünyası  (Okunma Sayısı 667 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
♥..šεv₫a..♥

Admin-E

Süper Uye

*


Üye No : 133

Yaş : 20

Cinsiyet : Bayan

Nerden : İstanBuL

Konu  : 1850

Mesaj : 12502


276 Mesajına Toplam
324 Kere Teşekkür Edildi

61 Mesajına Toplam
63 Kere Karma Verildi
Karma Sayısı: 41


Karma Sayısı: 41
Offline
« : 20 Kasım 2009, 21:16:00 »


BİTKİLERİN DÜNYASI


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
Hepimizinne olduğunu çok iyi bildiği "tohum" için şöyle bir soru soralım: Ağaçkabuğu kadar sert bir kabuk içinde bulunan tohumla, bir ağaç kabuğununfarkı nedir?

Bu tarz sorular genelde"alışılmadık" sorulardır; çünkü tohum da, ağaç kabuğu da günlük hayattabirçok uğraşısı olan insan için önemsiz detaylardır. Birçok insanagöre, etrafta düşünülmesi gereken çok daha önemli, çok daha gereklişeyler vardır.
Çevresine sadece yüzeysel gözlebakarak hareket eden kişilerde bu mantık oldukça yaygındır. Bu insanlariçin, herhangi bir konu hakkında yalnızca ihtiyaçları karşılayacakkadar detay bilmek yeterlidir. Bu sığ mantığa göre etrafta olan bitenher şey alışılagelmiş ve sıradandır, herşeyin mutlaka "bilinen","alışılmış" bir açıklaması vardır.
Sinek uçar çünkü kanatları vardır,ay zaten hep gökyüzündedir. Dünya uzaydan gelebilecek tehlikelerdenkorunmaktadır çünkü atmosfer vardır. Oksijen dengesi de hiç bozulmaz .İnsan duyar, görür, koku alır…


Oysabu dar mantığı bırakıp da etrafındaki olaylara, her şeyle ilk defakarşılaşan bir kimse gibi, görüşünü sınırlayan alışkanlık perdesinikaldırarak bakan insan, önünde çok geniş bir ufkun açıldığını görür.Neden, nasıl, niçin sorularını daha sık sorarak düşünmeye,etrafında olan bitenleri bu gözle incelemeye başlar. Daha öncelerikendisine doyurucu gelen açıklamalar yetersizleşmeye başlar. Çevredemeydana gelen olaylarda, canlıların sahip oldukları özelliklerde,kısacası her şeyde bir olağanüstülük olduğunu kavramaya başlar.


Düşünmeyebaşladıkça alışkanlık, yerini hayrete bırakır. Sonunda her şeyin sonsuzgüç, bilgi ve akıl sahibi bir Yaratıcı tarafından, üstün ve mükemmelbir şekilde tasarlanıp, yaratılmış olduğunu görür. İşte o andanitibaren bu insan, Alemlerin Rabbi olan ALLAH (c.c)'ın, yarattığı tümcanlılar üzerindeki kudret ve hakimiyetini görebilir.


"Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün art ardagelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde,ALLAH (c.c)'ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiğisuda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde,gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesindedüşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır. "(Bakara Suresi,164)


Bitkilerinvarlığı yeryüzündeki canlılığın devamı için vazgeçilmezdir. Bu cümlenintaşıdığı önemin tam olarak kavranabilmesi için şöyle bir soru sormakgerekir: "İnsan yaşamı için en önemli unsurlar nelerdir?" Bu sorununcevabı olarak akla elbetteki oksijen, su, besin gibi temel ihtiyaçmaddeleri gelir. İşte tüm bu temel maddelerin yeryüzündeki dengesinisağlayan en önemli faktör yeşil bitkilerdir. Bundan başka yineyeryüzündeki ısı kontrolünün sağlanması, atmosferdeki gazlarındengesinin korunması gibi, sadece insanlar için değil bütün canlılariçin son derece büyük önem taşıyan başka dengeler de vardır, ki bütünbu dengeleri sağlayanlar da yine yeşil bitkilerdir.


Yeşilbitkilerin faaliyetleri sadece bunlarla sınırlı değildir. Bilindiğigibi yeryüzündeki yaşamın ana enerji kaynağı Güneş'tir. Ancak insanlarve hayvanlar, güneş enerjisini doğrudan kullanamazlar, çünkübünyelerinde bu enerjiyi olduğu gibi kullanabilecekleri sistemleryoktur. Bu yüzden güneş enerjisi de ancak bitkilerin ürettiği besinleraracılığıyla, kullanılabilir enerji olarak insanlara ve hayvanlaraulaşır. Hücrelerimiz tarafından kullanılan enerji hammaddelerinin tümü,gerçekte bitkiler aracılığıyla bize taşınan güneş enerjisidir. Örneğinçayımızı yudumlarken aslında güneş enerjisi yudumlarız, ekmek yerkendişlerimizin arasında bir miktar güneş enerjisi vardır. Kaslarımızdakikuvvetse gerçekte güneş enerjisinin farklı formundan başka bir şeydeğildir. Bitkiler güneş enerjisini bizim için karmaşık işlemleryaparak bünyelerindeki moleküllere depolamışlardır. Hayvanlar için dedurum insanlardan farklı değildir. Onlar da bitkilerle beslenir ve busayede onların enerji paketleri haline getirerek depoladıkları güneşenerjisini kullanırlar.



BİR BİTKİ DOĞUYOR


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap


Yeryüzündekiekolojik dengenin ve canlılığın devamında son derece önemli bir rolesahip olan bitkiler, bu önemle doğru orantılı olarak diğer canlılarakıyasla çok daha etkin üreme sistemlerine sahiptirler. Bu sayede hiçzorluk çekmeden çoğalmalarını gerçekleştirirler. Bitkilerin üremesiiçin kimi zaman bir bitkinin sapının kesilerek toprağa gömülmesi, kimizaman da bir böceğin bir çiçeğe konması yeterli olmaktadır.Bitkilerinüremelerinin, işlem olarak son derece basit gibi görünmesine rağmen,içerik olarak oldukça kompleks olması bilim adamlarını hayretedüşürmektedir.
Ana Bitkiden Ayrılmayla Başlayan Yeni Bir Hayat
Bazı bitkiler cinsiyet ayrımıolmadan, tek bir cinsin belirli yollarla çoğalmasıyla soylarını devamettirebilirler. Bu gerçekleştirilen çoğalmaya eşeysiz üreme adıverilir. Bu şekildeki bir üremeden sonra ortaya çıkan yeni nesilkendisini meydana getiren neslin tıpatıp aynısı olur. Bitkilerdeki enbilinen eşeysiz üreme şekilleri tomurcuklanma ve parçalara ayrılmadır.


Bazıözel enzimlerin yardımıyla gerçekleşen bu üreme biçimi (tomurcuklanmaveya parçalanma) pek çok bitkide görülebilir. Örneğin çimenler veçilekler "sürgün" denilen yatay uzantılarını kullanarak çoğalırlar.Patates ise toprağın altında yetişen bir bitki olarak, bu kısımlardaaçılan yeni özel yerlerden (gözelerden) tomurcuklar vererek çoğalır.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
1
Bazı tür bitkilerde ise yapraklarından bir bölümünün toprağa düşmesi,yeni bir bitkinin yetişmesi için yeterli olmaktadır. Örneğin phyllumdaigremontianum adlı bitkinin üremesi yapraklarının ucunda gelişentomurcuklar sayesinde gerçekleşir.


Bu tomurcuklar yere düşer düşmez, bağımsız birer yeni bitki haline gelerek, büyümeye başlarlar.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
2
Begonya gibi bazı bitkilerde de kopan yapraklar ıslak bir kumayerleştirildiği zaman, bir süre sonra küçük yaprakçıkların oluştuğugörülecektir. İşte bu yaprakçıklar da yine çok kısa bir süre sonra anabitkinin benzeri olan yeni bitkiyi oluşturmaya başlarlar.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
3
Bu örnekleri de göz önüne alarak; bir bitkinin parça atarak ya datomurcuklanarak büyümesi için temelde ne gereklidir? Düşünelim!Bitkilerin genetik yapısına bakıldığında bu sorunun cevabı kolaylıklaverilecektir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Çilekler ve patatesler diğerbitkilerde olduğu gibi tohum ya da polen kullanarak üremezler. Bubitkiler ya toprağın üstünde ya da altında kök filizleri oluşturarak,eşeysiz ürerler.
TOHUMLAR


"Bizgökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik;şüphesiz biz onu (kurutup) giderme ücüne de sahibiz. Böylelikle,bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler-bağlar geliştirdik,içlerinde çok sayıda yemişler vardır; sizler onlardan yemektesiniz. Ve(daha çok) Tur-i Sina'da çıkan bir ağaç (türü de yarattık); o yağlı veyiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir. " (Mü'minun Suresi, 18-20)


Bahçenizdebulunan meyve ağaçları, evinizin penceresinden görünen çam ormanı ya daarabayla giderken yol kenarında gördüğünüz çınarlar hakkında hiçdetaylı olarak düşünmüş müydünüz? Bu bitkilerin nasıl ortaya çıktığını,hangi aşamalardan geçerek bir ağaç haline geldiklerini biliyormusunuz?Yoksa bitkilerin varlığı sizin için sadece estetik bir anlam mıifade ediyor? Veya "olsalar da olur olmasalar da" diye midüşünüyorsunuz? Eğer böyle düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü estetikzevkinize hitap etmelerinin yanısıra, nefes almanızı sağlayanatmosferdeki dengeleri, oksijen miktarının yeterliliğini, fazlakarbondioksitten zehirlenmemenizi, atmosferdeki nemin rahatsız ediciölçülerde olmamasını, yaşadığınız yerdeki havanın çok soğuk ya da çoksıcak olmamasını yani şu anda pek çok yönden rahat bir yaşam sürmenizibüyük ölçüde bitkilerin varlığına borçlusunuz. Üstelik bitkilerin sizeolan faydası sadece bunlarla da sınırlı değil.Bütün canlılar gibi sizde yaşamak için ihtiyacınız olan vitaminlerin ve minerallerin çok büyükbir bölümünü bitkilerden karşılıyorsunuz.


Herinsan tohumu tanır, neye benzediğini bilir, bitkilerin tohumlardanoluştuğundan haberdardır. Ancak nasıl olup da tahta parçasını andıranbir cisimden birbirine benzeyen ya da benzemeyen çeşit çeşit bitkininçıktığını, bütün bu bitkilere ait bilgilerin tohumlara nasılyerleştirildiğini, bu bilgilerin nasıl ayrı ayrı şifrelendirildiğinibelki de hiç düşünmemiştir. Nasıl olup da tahta görünümlü bir cisimdentam ayarında şekeriyle, özel kokusuyla, lezzetiyle meyvelerçıkmaktadır? Ağacı üreten, meyveleri ağaca yerleştiren tohumun kendisimidir? Meyvelerin veya çiçeklerin şeklini, rengini belirleyen tohummudur? Peki ya ağaç ile ilgili bilgileri eksiksiz olarak içindekiembriyoya yerleştiren tohumun kendisi midir? Bu gibi sorular insanınaklına hiç gelmemiş olabilir. Ancak insan bu sorular üzerinde birazdüşününce, "Bir tohum ağaç üretmeyi nasıl bilir?" sorusunun cevabını damerak etmeye başlayacaktır.


Tahtaparçası görünümündeki bir cisim nasıl olur da ürettiği ağacın nasıl birşekle ve yapıya sahip olması gerektiğini belirleyebilir? İşte özelliklebu son soru oldukça önemlidir. Çünkü tohumdan herhangi bir odun kütlesiçıkmaz. Örnek olarak binlerce farklı bitki türü içinden herhangi birelma ağacını düşünelim. Elma ağacı, bilindiği gibi toprağa atılan birtohumdan ortaya çıkar. Tohum, küçük bir cisimdir; ama nasıl olurbilinmez, o tohumun içinden belli bir süre sonra 4-5 metre uzunluğundave yüzlerce kilo ağırlığında dev bir ağaç oluşur. Ağaçtaki elmalar,cilalanmış gibi duran pürüzsüz kabukları, kendine özgü aroması,içlerindeki şekerli su ile kusursuzdurlar. Tohumun, kendisine oranla budev boyuttaki ağacı yaparken kullanabileceği tek malzeme ise ilkaşamada kendi içindeki yedek besin, sonrasında ise sadece toprak vegüneş ışığıdır. Elma örneğinde de görüldüğü gibi tohumlar, içindetaşıma sistemi bulunan, topraktaki maddeleri özümsemek için gerekenköklere sahip ve son derece iyi tasarlanmış canlı bir varlıküretmektedir.


İnsanbile, akıl sahibi bir varlık olarak, iyi bir ağaç resmi çizmesigerektiğinde dahi zorlanır; bir ağacın köklerindeki ve dallarındakiayrıntıları çizmek ise çok daha zor bir iştir. Ama tohum, bu son derecekompleks canlıyı bütün sistemleriyle birlikte, canlı olaraküretmektedir. Konuyu anlatabilmek için tohum "üretmektedir" diyoruz;ancak şunu hatırlatalım: Tohum, müstakil bir akla, şuura ve iradeyesahip bir varlık değildir. Bu durumda ağaçları ve bitkileri tüm çarpıcısistemleriyle birlikte ortaya çıkaranın yani üretenin tohumun kendisiolduğunu iddia etmek mümkün değildir. Eğer böyle bir iddiada bulunanolursa, bu durumda tohumun son derece hatta insandan bile akıllı vebilgili bir varlık olduğu sonucuna varması gerekir.


Benzeriolmayan bu gücün sahibi ALLAH (c.c)'tır. Tohumlar ALLAH (c.c) tarafından ağaçyapabilecek bilgi ve sisteme sahip olarak yaratılmıştır. Toprağa atılanher tohum, ALLAH (c.c)'ın ilmi ile kuşatılmıştır; O'nun ilmi ile büyüyüpgelişir ve bitki haline gelir:


"Gaybınanahtarları O'nun katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybıbilmez.Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin biryaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dıştaolmamak zere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır. " (En'am Suresi,59)
KÖKLER


Doğal Sondajcılar
Bitkilerin yaşamlarınısürdürebilmeleri için fotosen¤¤¤ yapmaya, bu işlem için de topraktanalacakları suya ve minerallere ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçlarınıkarşılamak için de toprak altında sondaj yapan köklere gereksinimduyarlar. Köklerin görevi, toprağın altına bir ağ gibi hızla yayılıp suve mineralleri çekmektir. Bununla birlikte bitki kökleri, narinyapılarına rağmen tonlarca ağırlığa ulaşabilen bitkilerin toprağasıkıca bağlanıp tutunmalarını da sağlarlar.


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap


Köklerintoprağı tutma özelliği son derece önemlidir, çünkü bu sayede toprakkaymaları, toprağın verimli üst katmanlarının yağmurlarla kaybı gibiinsan yaşamını etkileyecek olumsuz etmenler de ortadan kalkmış olur. Buişlemleri yaparken kökler hiçbir teçhizata gerek duymazlar. Köklerinsuyu çekme işlemini başlatacak gücü sağlayan bir motorları yoktur. Suyuve mineralleri metrelerce uzunluktaki gövdeye pompalayacak bir teknikdonanımları da mevcut değildir. Ama kökler çok geniş bir alanayayılarak suyu çekebilirler. Peki, kökler bu işi nasılbaşarmaktadırlar?


Bu sistem nasıl işler?


Erişkinbir akçaağaç sıcak bir yaz gününün öğleden sonrasında her saat için,tek başına yaklaşık olarak 265 litre su kaybeder. Bu, ağaç için çokönemli bir kayıptır. Hemen kaybolan miktarda suyun yerine konmasıgereklidir. Bitkilerde bulunan kusursuz kök sistemi sayesindebuharlaşan suyun her damlası anında yenilenir.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
1
Toprağın derinliklerine dağılmış olan kökler, bitkinin ihtiyacı olan suve mineralleri, gövde ve dallar vasıtasıyla yapraklara kadarulaştırırlar. Köklerin topraktaki suyu emmeleri adeta bir sondajlamatekniğini andırır. Kök uçları, topraktaki suyu bulana kadar toprağınderinliklerini aramaya devam ederler. Su köke, öncelikle dış zarındanve kılcal hücrelerden girer. Hücre içinden ve hücre kabuklarından gövdedokusuna geçer. Buradan da bitkinin her bölümüne dağıtılır. Bitkininkusursuz bir şekilde yerine getirdiği bu işlem aslında son derecekarmaşık bir işlemdir. Öyle ki bu sistemin sırrı teknoloji ve uzayçağına eriştiğimiz günümüzde bile tam olarak anlaşılabilmiş değildir.Ağaçlardaki, bu bir nevi "hidrofor sistemi"nin varlığı yaklaşık ikiyüzyıl önce keşfedilmiştir. Ancak suyun yer çekimine aykırı buhareketinin nasıl gerçekleştiğine kesin bir açıklama getirebilen birkanun hala bulunamamıştır. Bu konuda bilim adamları sadece çeşitliteoriler öne sürmüşlerdir. Bu teorilerin ortaya attığı mekanizmalardandeneylerle ispatlanabilenler, belli bir oranda geçerlisayılmaktadırlar. Bilim adamlarının tüm bu uğraşıları neticesindevarılan sonuç aslında hidrofor sistemindeki kusursuzluktur. Böylesineküçük bir alana sığdırılmış olan teknoloji, bu sistemin tasarımcısınınbenzersiz aklını bize gösteren delillerden sadece bir tanesidir.Ağaçlardaki taşıma sistemleri de evrendeki her şey gibi Allahtarafından yaratılmıştır.


Genel hatlarıyla bitkilerdeki taşıma sistemi
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap



YAPRAKLAR


Onyedinci yüzyılda yaşamış Belçikalı bir fizikçi olan Jan Baptisa VanHelmont bilimsel deneylerinden birinde bir söğüt ağacının büyümesinigözlemledi ve çeşitli ölçümler yaptı. Ağacı önce tarttı, ardından yılsonra ikinci kez tekrar tarttı ve ağırlığını 75 kg artmış olarak buldu.Bitkinin içinde büyüdüğü kaptaki toprağı tarttığındaysa, bu yıllıkzaman içinde sadece birkaç gram azaldığını gördü. Fizikçi Van Helmont,bu deneyinde, söğüt ağacının büyüme sebebinin sadece saksıdaki toprakolmadığını ortaya çıkardı. Bitki büyümek için toprağın çok az birkısmını kullandığına göre başka bir yerlerden besin alıyor olmalıydı.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
1


İşte17. yüzyılda Van Helmont'un keşfetmeye çalıştığı bu olay, bazıaşamaları günümüzde dahi tam olarak anlaşılamamış olan fotosen¤¤¤işlemidir. Yani bitkilerin kendi besinlerini kendilerininüretmeleridir. Bitkiler besinlerini üretirken sadece topraktanfaydalanmazlar. Topraktaki minerallerin yanında, suyu ve havadaki CO2'ide kullanırlar. Bu hammaddeleri alıp yapraklarındaki mikroskobikfabrikalardan geçirerek fotosen¤¤¤ yaparlar. Fotosen¤¤¤ işlemininaşamalarını incelemeden önce fotosen¤¤¤de son derece önemli bir rolesahip olan yaprakların incelenmesinde fayda vardır.


Yaprakların genel yapısı
Hem genel yapı olarak, hem demikrobiyolojik açıdan incelendiğinde yaprakların her yönüyle en fazlaenerji üretimini sağlamak üzere planlanmış, çok detaylı ve komplekssistemlere sahip oldukları görülecektir. Yaprağın enerji üretebilmesiiçin ısı ve karbondioksidi dış ortamdan alması gerekir. Yapraklardakitüm yapılar da bu iki maddeyi kolaylıkla alacak şekilde düzenlenmiştir.Öncelikle yaprakların dış yapılarını inceleyelim. Yaprakların dışyüzeyleri geniştir. Bu da fotosen¤¤¤ için gerekli olan gazalış-verişlerinin (karbondioksidin emilmesi ve oksijenin atılması gibiişlemlerin) kolay gerçekleşmesini sağlar.


Yaprağınyassı biçimiyse tüm hücrelerin dış ortama yakın olmasını sağlar. Busayede de gaz alış-verişi kolaylaşır ve güneş ışınları, fotosen¤¤¤yapan hücrelerin hepsine ulaşabilir. Bunun aksi bir durumu gözümüzünönüne getirelim. Yapraklar eğer yassı ve ince bir yapıya değil deherhangi bir geometrik şekle ya da anlamsız rasgele bir şekle sahipolsalardı yaprak fotosen¤¤¤ işlevini sadece güneş ile doğrudan temaseden bölgelerinde gerçekleştirebilecekti. Bu da bitkilerin yeterlienerji ve oksijen üretememesi anl..... gelecekti. Bunun canlılar içinen önemli sonuçlarından biri de hiç kuşkusuz ki yeryüzünde bir enerjiaçığının ortaya çıkması olurdu.


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap


Soldakiresimde aşama aşama güneşe doğru hareketi görülen ve mini bir radaristasyonuna benzeyen kırlangıç otu çiçeği (ranunculus ficaria), diğerbütün bitkilerde olduğu gibi güneşin yönünü takip ederek döner. Bitkiböylelikle güneş ışığından daha fazla faydalanabilecektir.Alttakiresimde görülen ayçiçekleri de güneşin hareketiyle kendi yönlerinideğiştiren bitkilerdendir. Işığa karşı duyarlı yaprak hücreleri hemenyön belirleyerek güneşe doğru harekete geçerler.
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Yapraklardaki özel olarak"tasarlanmış" olan sistemler sadece bunlarla sınırlı değildir. Yaprakdokusunun önemli bir özelliği daha vardır. Bu özellik ışığa karşıduyarlı olmasıdır. Bu sayede ışık kaynağına yönelme, yani fototropizmadı verilen olay gerçekleşir. Bu, saksı bitkilerinde de rahatçagözlemlenen, bitkilerin yapraklarını güneşin geldiği yöne doğruçevirmesine neden olan olaydır. Bitki böylelikle güneş ışığından dahafazla faydalanabilir.


Yapraklarbitkilerin hem nükleer enerji üreten santralleri, hem besin üretenfabrikaları, hem de önemli reaksiyonları gerçekleştirdiklerilaboratuvarlarıdır. Yapraklarda hayati önem taşıyan bu işlemlerin nasılgerçekleştirildiğini anlamak için yaprakların fizyolojik yapısını dakısaca incelemek gerekir. Yaprağın iç yapısının enine kesiti alınarakbakılacak olursa dört tabakalı bir yapı olduğu görülecektir.


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap


Yandakiresimde bir yaprağın enine kesiti görülmektedir. Yaprağın yapısıincelendiğinde her birinde çok detaylı tasarımlar olan dört tabaka ilekarşılaşılacaktır. Detaya inilerek incelendiğinde bu tabakaların sugeçirmeme, ışığı daha çok emme, solunumu kolaylaştırma gibi yaprağınışığı daha iyi alması ve daha fazla fotosen¤¤¤ yapabilmesini sağlayacaközelliklere sahip oldukları görülecektir.


Buyapılardan ilki kloroplast içermeyen epidermis tabakasıdır. Yaprağıalttan ve üstten örten epidermis tabakasının özelliği, yaprağı dışetkilerden korumasıdır. Epidermisin üstü koruyucu ve su geçirmez mumsubir madde ile sarılıdır. Bu maddeye kütiküla adı verilir. Yaprağın içdokusuna baktığımızda ise genelde iki hücre tabakasından oluştuğunugörürüz.Bunlardan iç dokuyu oluşturan Palizad dokuda kloroplastçazengin hücreler, aralarında hiç boşluk bırakmadan yan yana dizilirler.
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap


Budoku fotosen¤¤¤i yürüten dokudur. Bunun altında bulunan Sünger dokuise, solunumu sağlayan dokudur. Sünger dokudaki hücreler, diğerbölümlerdeki hücrelere göre daha gevşek bir şekilde birbirinekenetlenmiştir. Ayrıca bu dokunun hücreleri arasında hava ile doluboşluklar vardır.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
2
Görüldüğü gibi bu dokuların hepsi yaprağın yapısında son derece önemligörevlere sahiptir. Bu tür düzenlemeler yaprakta ışığın daha iyidağılıp yayılmasını sağlayarak fotosen¤¤¤ işleminin gerçekleşmesiaçısından son derece büyük bir önem taşırlar. Bütün bunların yanı sırayaprak yüzeyinin büyüklüğüne göre yaprağın işlem yapma (solunum,fotosen¤¤¤ gibi) yeteneği de artar. Örneğin birbirine geçmiş tropikalyağmur ormanlarında genellikle geniş yapraklı bitkiler yetişir. Bununçok önemli sebepleri vardır. Sürekli ve çok miktarda yağmurun yağdığı,birbirine geçmiş ağaçlardan oluşan tropikal ormanlarda güneş ışığınınbitkilerin her yerine eşit ulaşması oldukça zordur. Bu da ışığıyakalamak için gerekli olan yaprak yüzeyinin artırılmasını gereklikılar. Güneş ışığının zor girdiği bu alanlarda bitkilerin besinüretebilmeleri için yaprak yüzeylerinin büyük olması hayati önemtaşımaktadır. Çünkü bu özellikleri sayesinde tropik bitkiler değişikyerlerden, en fazla faydalanacak şekilde güneş ışığına ulaşmış olurlar.


Tamaksine kuru ve sert iklimlerde ise küçük yapraklar bulunur. Çünkü buiklim şartlarında bitkiler için dezavantaj olan asıl nokta ısıkaybıdır. Ve yaprak yüzeyi genişledikçe su buharlaşması, dolayısıylaısı kaybı artar. Bu yüzden ışık yakalayan yaprak yüzeyi, bitkinin sutasarrufu yapabilmesi için iktisatlı davranacak şekilde tasarlanmıştır.Çöl ortamlarında yaprak kısıtlaması aşırı seviyelere ulaşır. Örneğinkaktüslerde yaprak yerine artık dikenler vardır. Bu bitkilerdefotosen¤¤¤ etli gövdenin kendisinde yapılır. Ayrıca gövde suyundepolandığı yerdir. Fakat su kaybının kontrol edilmesi için bu da tekbaşına yeterli değildir. Çünkü her ne kadar yaprak küçük olsa dagözeneklerin bulunması su kaybını devam ettirecektir. Bu yüzdenbuharlaşmayı dengeleyecek bir mekanizmanın varlığı zorunludur. Bitkilerde, fazla buharlaşmayı düzenleyen bir çıkış yoluna sahiptirler.Bünyelerindeki su kaybını, gözenek açıklığının kontrolü ile denetimaltında tutarlar. Bunun için gözenek açıklıklarını (porları) genişletirveya daraltırlar.


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap


Tropikbölgelerdeki bitkilerin yapısı ile çöl ortamlarında yetişen bitkileringenel yapısı resimlerde de görüldüğü gibi birbirinden farklıdır.


Yapraklarıntek görevi fotosen¤¤¤ için ışığı hapsetmeye çalışmak değildir. Havadakikarbondioksidi yakalayıp onu fotosen¤¤¤in oluştuğu yere ulaştırmalarıda aynı derecede önemlidir. Bitkiler bu işlemi de yaprakların üzerindeyer alan gözenekler vasıtasıyla gerçekleştirirler.





BİTKİ GÖVDESİ


Eşşiz dağıtım sistemi   Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yapitki Gövdesi
Enküçük otsu bir bitkiden dünyadaki en yüksek ağaçlara kadar her bitkitopraktan kökleri vasıtası ile aldığı mineralleri ve suyu en uçtakiyaprakları da dahil olmak üzere her yere dağıtmak zorundadır. Bu,bitkiler için son derece önemli bir ihtiyaçtır çünkü su ve minerallerbitkinin en fazla ihtiyaç duyduğu maddelerdir.

Fotosen¤¤¤ işlemi de dahil olmak üzere bitkiler tüm faaliyetlerinde suya sürekli ihtiyaç duyarlar. Çünkü bitkiler,
- hücrelerinin canlılığını ve gerginliğini,
- fotosen¤¤¤ işlemini,
- topraktaki erimiş besinlerin alınmasını,
- bitki içinde bu besinlerin değişik yerlere taşınmasını,
- ve sıcak iklimlerde,yapraklarının üzerinde serinletici etki yaparak sıcaktan zarargörmemeleri gibi son derece hayati işlemlerini sadece suyu kullanarakyerine getirirler.


Pekitoprağın derinliklerinde saklı duran su ve madensel tuzlar bitkitarafından nasıl alınır? Ayrıca bitkiler kökleri vasıtasıyla topraktanemdikleri bu maddeleri, gövdelerinin farklı bölgelerine nasıliletirler? Bu zor işlemleri yaparken ne gibi yöntemler kullanırlar? Busoruların cevapları verilirken unutulmaması gereken en önemli nokta hiçkuşkusuz ki, suyu metrelerce yukarıya çıkarmanın oldukça zor bir işolduğudur. Günümüzde bu işlem çeşitli hidrofor sistemleri kullanılarakgerçekleştirilir. Bitkilerdeki taşıma ve dağıtma işlemleri de bir nevihidrofor sistemi ile sağlanır.


Bitkilerdeki,bu hidrofor sisteminin varlığı yaklaşık 200 yıl önce keşfedilmiştir.Fakat bitkilerde suyun yerçekimine aykırı olarak çalışan bu hareketisağlayan sistemi kesin bir şekilde açıklayabilen bilimsel bir kanunhala belirlenememiştir. Bu konuda bilim adamları sadece çeşitliteoriler öne sürmekte ve bu teorilerin içinde en akla yatkın ve tatminedici görünenini geçerli saymaktadırlar.


Bütünbitkiler gerekli olan maddeleri topraktan alabilecekleri bir dağıtımşebekesi ile donatılmışlardır. Bu şebeke topraktan temin edilenmineralleri ve suyu, gerekli miktarlarda olacak şekilde ihtiyaç duyulanmerkezlere en kısa zamanda iletir. Bilimadamlarının bulgularına göre,bitkiler bu zor işi başarmak için birden fazla metod kullanırlar.Bitkilerde suyun ve besinlerin taşınması birbirinden farklı özellikleresahip yapılar sayesinde gerçekleşir. Bu yapılar özel olarak tasarlanmıştaşıma ve dağıtma kanallarıdır.


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap


Yandakiresimde bir ağaçtaki su taşıma sisteminin genel olarak hangibölümlerden oluştuğu görülmektedir. Su, mineralleri bitki dokularınataşıma konusunda ve fotosen¤¤¤ üretiminde nakilci sıvı olarak görevyapar. Bitkideki her bölümün farklı görevleri vardır. Hepsi gerekliyerlere gönderecekleri maddeler içermektedirler. Toprakta bulunan sukökler vasıtasıyla alınır ve Ksilem dokuları kanalıyla kök tüylerindenyapraklara iletilir ve fotosen¤¤¤de kullanılır.



a)Ksilem hücreleri b) Pholoem hücreleri Aynı ağaçta bulunmalarına rağmenbirbirinden çok farklı yapılara sahip olan taşıma boruları
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Yandaki resimde bir yaprak sapının enine kesitigörülmektedir. Bitkide depolama işlemi yapmak ve taşınan maddelerigereken yerlere iletmek için değişik hücreler vardır. Ayrıca kambiyumkatmanı da yeni Ksilem ve pholem hücreleri üretir.


BİTKİLERİN ÖZELLİKLERİ


Zamanıölçebilme yeteneği genelde insanın dışında diğer canlılardabulunmasının beklenmediği bir özelliktir. Bunun sadece insanlara özgüolduğu düşünülebilir ama hem bitkiler hem de hayvanlar, zamanı ölçmemekanizmasına yani "biyolojik bir saate" sahiptirler:


Bitkilerdeki Biyolojik SaatBitkilerinzamana bağlı hareketlerinin ilk defa anlaşılması 1920'leredayanmaktadır. Bu yıllarda Almanya'da iki bilimadamı Erwin Buenning veKurt Stern fasulye bitkisindeki yaprak hareketlerini inceliyorlardı.İncelemeleri sonunda gördüler ki, bitkiler gün boyunca yapraklarınıgüneşe doğru uzatıyorlar, geceleri de tam dikey olarak yapraklarınıbüzüp uyku pozisyonuna geçiyorlardı.Bu bilimadamlarından yaklaşık ikiyüzyıl önce de Fransız Astronom Jacques d'Ortour de Marian dabitkilerin böyle düzenli bir uyku ritmine sahip olduklarınıgözlemlemişti. Karanlık bir ortamda ısı ve nem ayarlaması yapılaraktekrarlanan deneylerde bu durumun değişmemesi, bitkilerin içlerindezaman ölçen bir sistemlerinin olduğunu göstermişti. Bitkiler belirlifaaliyetleri için belirli zamanları seçerler.


Bunuda güneş ışığındaki değişimlere bağlı olarak yaparlar. İçlerindeki saatgüneş ışığıyla kurulduğu için ritmik hareketlerini 24 saat içindetamamlarlar. Bitkilerin ritmik davranışlarının haftalarca sürdüğü deolabilir.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
1
Yapılanritmik hareketler ne kadar sürerse sürsün değişmeyen bir nokta vardır.Bu hareketler her seferinde bitkinin yaşaması ve neslinin devamı için,hep en uygun zamanlamada gerçekleşir. Ve bu hareketlerin başarıylatamamlanabilmesi için birçok karmaşık işlemin kusursuz bir şekildemeydana gelmesi gerekir. Örneğin birçok bitkide çiçeklenme yılın bellibir zamanında olur.


Çünkübu zamanlar bitkinin çiçeklenmesi için en uygun zamanlardır. Bitkilerinbu zaman ayarlamalarını yapan saatleri, güneş ışığının yapraklara düşmesüresini de hesaplar. Her bitkinin biyolojik saati bu süreyi bitkininkendi yapısal özelliğine göre hesaplar. Yapılan hesap ne olursa olsunçiçeklenme en uygun zamanda gerçekleşir. Bu şekilde bir zamanayarlaması yapan soya fasulyesi üzerinde yapılan araştırmalarsonucunda, bu bitkilerin ne zaman ekilirlerse ekilsinler her zamanyılın aynı zamanlarında çiçek açtıkları görülmüştür.


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap


Bitkilerinçiçeklenmesi kendiliğinden gerçekleşen, olağan bir olay değildir. Çünkübitkiler polenlerini her zaman yaymazlar. Örneğin Gelincik çiçekleripolenlerini polen taşıyıcı böceklerin en fazla olduğu saatlerdeyayarlar. Diğer bitkilerdeki çiçeklenme de yılın belli zamanlarındagerçekleşir. Bu zaman çiçeklenme için en uygun olandır. Bilim adamlarıçiçeklerdeki bu zamanlamayı biyolojik saat olarak nitelendirmektedir.
Bitkiler çiçeklenmenin dışındadaha birçok faaliyetlerinde mükemmel zamanlamalar kullanırlar. Örneğingelincik çiçekleri polenlerini yayma zamanlarını, polen taşıyıcılarınen yoğun şekilde dolaştıkları günlere ve saatlere denk getirirler. Yineher bitki için bu günler ve saatler değişir. Ama sonuçta her bitkiyaptığı zaman ayarlamasıyla en garantili biçimde polenlerini yaydırır.Gelincik çiçekleri Temmuz ile Ağustos aylarında sabah 05.30 ile 10.00saatleri arasında polenlerini yayarlar. Bu saat, arıların ve diğerböceklerin de beslenmek için dışarıya çıktıkları saatlerdir. Buradabitki, kendi özellikleri dışında bir de diğer canlıların özelliklerinien ince ayrıntısına kadar hesaba katmalıdır.


Bubitki kendisini dölleyecek olan canlıların yuvalarından çıkacaklarızamanı, katedecekleri yolun süresini ve beslenme saatlerini tam olarakbilmelidir. Bu durumda akla şu soru gelecektir: Bütün bu "bilgilere"sahip olan ve gerekli "hesaplamaları" yapan "diğer bir canlınınözelliklerini analiz eden" ve bir bilgisayar merkezini andıran bu saat,bitkinin neresindedir?Bilim adamları bitkiler dışındaki canlılardakibiyolojik saatin, genel olarak hipofiz bezinin etkisiyle oluştuğunudüşünmektedirler. Fakat bitkilerdeki bu mükemmel zaman ölçme sistemininnerede bulunduğu onlar için hala tam bir sırdır.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
2

Bu sonuç bize,bitkilerin her türlü faaliyetlerinin zamanlamasını belirleyen,dolayısıyla hepsini bilgisi ve denetimi altında bulunduran üstün biraklın ve gücün delillerini ortaya koymaktadır. ALLAH (c.c) üstün gücü vesonsuz aklıyla her yerde yaratılış delillerini bizlere göstermekte vebunları görerek öğüt alıp düşünmemizi istemektedir.




NOTLAR:
İLGİNÇ BİTKİLER





Arum zambağıArumzambağı döllenmeye hazır hale gelince keskin kokulu bir amonyak gazı(NH3) yaymaya başlar. Çiçeğin son derece ilginç bir yapısı vardır.Polenlerinin bulunduğu bölüm, beyaz yapraklı yapının içinde diptaraftadır ve dışarıdan görünmez. Bu yüzden sadece koku yaymakböceklerin dikkatini çekmek için yeterli değildir. Polenler döllenmeyehazır olduğunda zambak saldığı kokuyla birlikte çiçeğinin dışta kalanbölümünü de ısıtır. İşte bu yalnızca aydınlık saatlerde ve bir güniçerisinde gerçekleşen ısınma ve koku böcekler için çok çekicidir. Buısı ve koku nasıl ortaya çıkıyor sorusunu cevabını bulmaya çalışanbilim adamları bitkinin metabolizmasında gerçekleşen hızlanma sonucundaortaya özel bir asit çıktığını bulmuşlardır.


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Glutanamik asit denen bu maddeninkimyasal yollarla parçalanması sonucunda çiçeğin yaydığı ısı ve kokuoluşur. Bu sayede böcekler çiçeğe gelirler. Ne var ki böcekler için buyeterli değildir çünkü arum zambağının polen tozları dipte kapalıtorbacıklarda bulunur. Çiçek buna da hazırlıklıdır. Yağlı olan dışyüzeyi sebebiyle gelen böcekler kayarak aşağı çiçeğin içine düşerler vebir daha da kaygan duvarlardan yukarı tırmanamazlar.Bulunduklarıbölümde çiçeğin dişi organlarının ürettiği şekerli bir sıvı vardır.Ayrıca gece olunca polenlerin kapalı olduğu torbacıklar da açılır veböcekler bunlara bulanırlar.
Böcekler çiçeğin içinde bir gecekalırlar. Sabah olunca çiçeğin üzerinde bulunan dikenler bükülerekböceklerin yukarı tırmanması için merdiven işlevi görürler. Merdivendentırmanan böcekler, özgürlüklerine kavuşur kavuşmaz görevlerini yerinegetirmek için dölleyici polen yükleriyle birlikte başka bir zambağagiderler.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
1


Passiflore çiçeğiİlgiçekici bir güzellikte olan Passiflore çiçeği, yaprakları üzerinde yeralan küçük iğneler sayesinde düşmanı olan tırtıllara karşıkoyabilmektedir. Bu iğneler, yumurtadan çıkan tırtılların en ufak biryer değiştirmesi halinde bedenlerine saplanır. Böylece, passifloreçiçeği, bu tırtıllar henüz doğup ona zarar vermeden önlemini almış olur.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
2


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap Kardelenler

Çevremizdeki güzellikler bazenoldukça etkileyici biçimlerde belirirler. Kışın kar örtüsünün altındadonmuş bir şekilde korunan kardelenler, baharda karların erimesi ilebirlikte çiçek açarlar. Karların içinden çıkan bu muazzam güzellik verenk cümbüşü, ALLAH (c.c)'ın yaratışındaki kusursuzluğun ve ihtişamınörneklerinden yalnızca bir tanesidir.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
3


Taş kaktüsü
Resimde görülen bu canlı kayalar gerçekte toprağın altında
gizlenmiş olan bir bitkinin etliyapraklarıdır. Çiçek açmadığı zamanlarda bir kayadan farksız olan taşkaktüs bitkisi aslında gerçek bir kaktüs değildir. Kayaya benzeyengörünüşü onun düşmanlarından çok iyi bir şekilde korunmasını sağlar.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
4


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
Küstüm otu   Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap


Küstümotunun çok ilginç bir savunma sistemi vardır. Bu bitkinin yapraklarınadokunulduğunda birkaç saniye içinde, sapla birlikte yapraklarınıngövdeye doğru yaslandığı görülecektir. Eğer bitkiyi rahatsız eden etkidevam ederse bu kez küstüm otu aşağıya doğru ikinci bir hareket yaparakgövdesinin üzerindeki sivri dikenleri ortaya çıkarır. Bu da böceklerikaçırmak için yeterlidir. Bitkideki bu hareketi gerçekleştirenmekanizma elektrik akımlarıyla başlar. Bu akım aynı insan vücudundakisinirlerden geçen akım gibidir. Bitkinin reaksiyonları bizde olduğukadar hızlı değildir. Bununla birlikte bitki özünü taşıyan kanallararacılığıyla iletilen elektrik sinyalleri 30 santimetrelik mesafeyibir-iki saniye içinde geçer. Isı ne kadar yüksek olursa, reaksiyon okadar hızlı olur. Her bir yaprağın dibi (yaprağın sapıyla birleştiğiyerde), oldukça şişkindir. Buradaki hücreler sıvıyla doludur. Uyarıburaya ulaştığı zaman, yaprağın dibindeki şişkinliğin alt yarısı anidensuyunu boşaltır ve aynı anda diğer üst yarı, bu suyu kendi bünyesinealır. Ve yaprak aşağıya doğru düşer. Böylece uyarı saplar boyuncailerlerken, yapraklar domino taşları gibi teker teker, ardı ardınakapanır. Bu şekilde bir savunma hareketinden sonra, bitkinin tekrarhücrelerini doldurup, yapraklarını açabilmesi için 20 dakikagereklidir.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap


Genlisia
Genlisianın tuzağı, hayvanbağırsağına benzer. Toprak altında dallanmış olan yaprakları, içi boşborular şeklindedir. Topraktan çekilen su bu borularda ilerler.Boruların uçlarındaki yarıklarda, bitkinin içine doğru yönelmiş birakıntı vardır. Bu akıntı, bitkinin içinde su pompalayan tüycüklerdenkaynaklanır. Su içindeki böcekler ve diğer organizmalar, akıntınedeniyle boruların uçlarındaki yarıklardan içeri doğru sürüklenir. Busürüklenme boyunca geçtikleri her yer uçları aşağıya bakan kalın vesert tüylerle kaplıdır. Tüycükler de birer sübap gibi iş görerek,böceği bitkinin içine doğru iten ikinci bir etki meydana getirirler.Kurban içerilere doğru ilerledikçe bir dizi öldürücü sindirim beziylekarşı karşıya gelir. Sonunda da Genlisianın besini olmaktan kurtulamaz.   Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
6


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Bitkilerdeki Tasarımlar ve Biyomimetri



  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş YapBirisisize son yıllarda kullanmaya başladığımız fiberoptik teknolojisini(ışık ve yüksek kapasitede bilgi iletme özelliğine sahip fiber optikkablolardan oluşan sistem) milyonlarca yıldır kullanan canlılarolduğunu söyleseydi ne düşünürdünüz?

Söz konusu teknolojiyi kullananlar çok iyi tanıdığımızancak belki de sahip oldukları üstün tasarım çoğu kimsenin aklına dahigelmeyen bitkilerdir.
Pek çok insan çevresine alışkanlıkla, yüzeysel olarakbakar, ALLAH (c.c)'ın canlılarda yarattığı üstün tasarım örneklerinigörmezden gelerek hiç düşünmez. Oysa bütün canlılar bu alışkanlıkperdesini kaldıracak sırlarla doludur. Bu sırları keşfedebilmek içinsadece neden, nasıl, niçin sorularını sormak yeterlidir. Bu sorularıncevaplarını düşünen insan çevremizde gördüğümüz herşeyi sonsuz güç,bilgi ve akıl sahibi bir Yaratıcının, üstün güç sahibi Rabbimizinyarattığını fark edecektir. Örnek olarak bitkilerin gerçekleştirdiğifotosen¤¤¤ olayını alalım. Fotosen¤¤¤ sırları hala çözülememiş biryaratılış mucizesidir.
Bitki hücrelerinin güneş ışığını, insanların vehayvanların besin yoluyla alabilecekleri bir enerjiye dönüştürmelerine"fotosen¤¤¤" denir. Bu tanım belki ilk okuyuşta pek çok kimse için çokdikkat çekici olmayabilir. Ne var ki biyomimetik uzmanları fotosen¤¤¤inyapay olarak gerçekleştirilmesinin tüm dünyayı değiştirecek bir olayolduğuna inanmaktadırlar.
Bitkiler fotosen¤¤¤i birbirini takip eden oldukçakarmaşık bir dizi işlem sonucunda gerçekleştirirler. Bu işlemlerin tamolarak neler olduğu henüz bilinmemektedir.
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş YapFotosen¤¤¤insadece bu özelliği bile evrim teorisini savunanlara söz hakkıtanımamaktadır. Prof. Dr. Ali Demirsoy'un şu sözleri, evrimci bilimadamlarının fotosen¤¤¤ karşısında içine düştükleri açmazı çok iyi birşekilde tarif eder:

Fotosen¤¤¤ oldukça karmaşık bir olaydır ve hücreniniçerisindeki organelde ortaya çıkması olanaksız görülmektedir. Çünkütüm kademelerin birden oluşması olanaksız, tek tek oluşması daanlamsızdır.
  Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
43

Bitkiler güneş ışığını "kloroplast"adı verilen doğal solar hücrelerle yakalarlar. Biz de yapay solarhücrelerle (güneş panelleri) elde edilen enerjiyi alarak pillerdedepolarız.
Solar hücre (güneş paneli), ışığı elektrik enerjisineçevirir. Hücrenin düşük güçl
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
« Son Düzenleme: 20 Kasım 2009, 21:17:35 Gönderen: ♥..šεv₫a..♥ »
Logged

ALLAH RASULÜ BUYURDU; şu 3 şeye bakmak sünnettir 1) kabeye 2) kuran-ı kerime 3) annenin yüzüne
♥..šεv₫a..♥

Admin-E

Süper Uye

*


Üye No : 133

Yaş : 20

Cinsiyet : Bayan

Nerden : İstanBuL

Konu  : 1850

Mesaj : 12502


276 Mesajına Toplam
324 Kere Teşekkür Edildi

61 Mesajına Toplam
63 Kere Karma Verildi
Karma Sayısı: 41


Karma Sayısı: 41
Offline
« Yanıtla #1 : 20 Kasım 2009, 21:18:14 »

Bütün bunlar bize,doğanın ve içindeki canlıların insanlar için çok sayıda örnekbarındırdığını göstermektedir. Herşeyi en ince ayrıntısına kadartasarlamış olan ALLAH, tüm bu tasarımları insanların öğüt alıpdüşünmeleri için yaratmıştır. Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ilegündüzün ardarda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetlervardır. Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken ALLAH'ı zikrederlerve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki   Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru. (Al-i İmran Suresi, 190-191)

ÇİÇEK BAKIMI

Eğer çiçekleriniz Oasis adı verilen çiçeksüngerleri içinde geldiyse yeteri kadar su koymayı unutmayın. Oasisçiçeğin ömrünü uzatan bir maddedir. Ayrıca suyun içine çiçeklerinömrünü arttıran vitaminlerden koymak faydalı olacaktır.

KESME ÇİÇEKLER

Çiçekleri keserken çiçek kesme makası veya bıçağıkullanınız ve kesinlikle kumaş makası kullanmayınız Çiçeğin saplarınısuyun içinde kesmeye özen gösterin ve kesilen suyun temiz olmasınadikkat edin.

Su sıcaklığının 20-25 C derecesinde olmasına dikkat ediniz böylelikle çiçeğinizin ömrünü uzatmış olacaksınız.

Kesme çiçeklerde vazo değişimi yapılırken aktarma yapılacak vazo temiz su ile doldurulmalıdır.

Çiçeğin suya girecek kısımlarındaki yapraklarıtemizlemek gerekmektedir. Böylece oluşacak bakteriyel kokulardankurtulmuş olacaksınız.

Eğer çiçeklerinizin yaşam süresini uzatmak için özelkoruyucular kullanıyorsanız ve suda bakterilerin geliştiğinigörüyorsanız ilk yapmanız gereken şey vazonuza yada kabınıza iki gündebir ihtiyacı kadar suyu koymak olacaktır. Eğer koruyucukullanmıyorsanız suyu değiştirin, vazonuzun temiz olmasına dikkat edinve çiçeklerin saplarını günlük olarak kesin.

Düzenlenmiş çiçeklerinizi serin yerde tutmanız(özellikle geceleri) gerekmektedir. Isı veren kaynaklardan uzaktutmanız çiçeğinizin ömrünü uzatacaktır.

Lale fazla suda durmaması gereken bir çiçektir. Vazodakisu miktarı sapın cm kadarının suya değmesine izin verecek kadarolmalıdır.

Vazolardaki bakterilerin önlenmesi için ve çiçeklerindaha rahat su çekmesi için 1 lt vazoya bir çay kaşığı çamaşır suyuilave ederek çiçeklerin rahat su almasını temin eebilirsiniz. (Metal vegümüş kablarda bu işlemi yapmayınız)

GÜLLER

Güller belirli açılarla kesilmesi gereken bir çiçektir.Temiz bir bıçakla kesilmesi faydalı olacaktır. Bu kesim sırasında kumaşmakası kullanmayınız.

Güllerin sapları suyun içinde kesilmelidir. Böylece kesilme sırasında çiçeğin sapının içinden hava girmesi önlenmiş olacaktır.

Suyun altında kalan yaprakların bakteriyel koku oluşturmaması için saplardaki yapraklardan arındırmak gerekir.

Güller bolca su tüketimi yapan çiçeklerdir. Günlük olarak ihtiyacı olan su miktarınca vazoya ilave yapılmalıdır.

Güllerinizi direkt güneş ışınlarından, televizyonısısından, radyatörden, tavan pervanelerinden ve hava akımlarından uzaktutunuz.

Güllerin yaşamı için besin maddeleri çok önemlidir.

Eğer gülleriniz boyun bükme durumunda ise yerinideğiştirin ve saplarını suyun içinde usulünce kesin. Bu işlem sırasındakullanılacak suyun sıcak olması gül için faydalı olacaktır. Bu güldeşoklama yapacaktır. Ayrıca boyun büken gülleri banyoda üzerine kağıtserip ıslatın. 1-2 saat sonra vazoya yerleştirin. .

ARANJMAN YAPIMI

Aranjmanı yapmadan önce koyacağınız kabı ve yeri iyitespit etmeniz gerekmektedir. Yemek masası aranjmanlarını mümkünolduğunca alçak tutmak faydalı olacaktır, böylece masada oturankişilerin birbirlerini görmesi daha kolay olacaktır.

Çiçek konulacak kabın iyi tesbit edilmesi gerekmektedir,uzun boylu çiçeklere uzun boylu vazo; kısa boylu çiçeklere kısa boyluvazo; dolgun tarzda yapılacak olan aranjmanlara geniş vazo kullanılmasıfaydalı olacaktır. Kısacası çiçeğin büyüklüğü uzunluğu ve hacmi çiçeğinkonulacağı kabla orantılı olmalıdır.

Çiçekleri koymadan önce kaba konulacak suyun miktarınıiyi tespit etmek gerekmektedir. Aksi takdirde fazla konulacak su herçiçek için fayda getirmez, örneğin Gerbera gibi çiçekler fazla su içinde tutulmamalıdır. Kabın ¼ nin su ile dolu olması bu çiçek için yeterli olacaktır.

Aranjman yaparken dikkat edilecek bir husus dakullanılan çiçeklerin birbirleriyle uyumudur. Çiçeklerin renkleri,boyları, büyüklükleri, yetiştiği iklim önemli olan noktalardır.Örneğin, tropik çiçeklerle bu çiçeklere uyumlu olabilecek diğerçiçekler kullanılmalıdır.

Evinize gelen buketlerin altında sarılı olan folyokağıtlarını kaba koymadan önce çıkartmalısınız. Aksi takdirde suyunaltında oluşacak bakterilerin bu kağıdın içinde saklanabileceğini veçiçeğin suyunu değiştirseniz dahi bu bakterilerin orada korunacağınıunutmayın.

VAZODA ÇİÇEK BAKIMI

- Çiçekçiden alınan çiçeklerin, vazoya yerleştirildiği zaman, suyun altında kalacak olan yapraklarını kopararak temizleyiniz.

- Çiçeklerin saplarını, sapın içine hava girip sualımını engellememesi için, su dolu bir kabın içine koyunuz ve sulanansapların uçlarını 2 cm kadar bıçak ya da makasla kesip, hemen vazoyayerleştiriniz.

- Çiçeklerin konulacağı vazoya suyu su filtresindenkoymayınız. Vazoya konan çiçeğin ömrünü uzatmak için, bir litre suiçerisine 1 çorba kaşığı şeker koyabilirsiniz.

- Güllerinizin saplarını kesip, vazoya yerleştirdiktensonra, mümkünse serin ve karanlık bir oda ya da buzdolabındakendilerine gelmelerini bekleyiniz.

- Eğer satın aldığınız aranjman, çiçekçiniz tarafındangözenekli ve süngerimsi, bir malzemeye(oasis) çiçekler saplanması ileyapılmış ise, çiçek saplarının dibe kadar saplanmış olmalarından eminolunuz ve aranjmana su ilave ediniz.

- Aranjmanınızı serin ve direkt güneş ışığı olmayan ve hava cerayanına maruz kalmayan bir yere koyunuz.

- Güller susayan çiçeklerdir. Vazodaki suyun sürekli dolu olmasına dikkat ediniz.

- Eve gelen lilium'lar hafif açıldıktan sonra,içlerindeki polen kesesi kesilip çıkarılmalıdır. Bu lilium'un ömrünüuzatır. Aynı zamanda polenden leke bulaşmasını önler.

SALON BİTKİLERİNİN BAKIMI

Salon bitkilerinin bakımı için bir takım aletlere ihtiyaç vardır.

* Saksı ve Altlığı
* Sulama Kovası
* Sprey ( Nemlendirmek için )
* Gübre
* Yosunlu Destek Çubuğu
* Bahçe Makası
* Parlatıcı Sprey
* Zararlı ve Hastalıklar için İlaç

Salon bitkilerinizin suya olan ihtiyacını parmağınızı 2cm kadar toprağa batırarak anlayabilirsiniz. Kuruysa sulamak gerekir.Kış mevsiminde çiçeklerin dinlenmesi için daha seyrek sulama yapılmasıgerekir.

Bitkilerin yapraklarını ayda bir kez nemli bir süngerletemizleyebilirsiniz. Parlatıcı sprey, büyük yapraklı bitkilerdekullanılabilir ancak, afrika menekşesi, aşk merdiveni ve çiçekli, tüylüyapraklı bitkilerde asla kullanılmaz.

Çiçeklerimizin saksı değişimi en iyi bahar aylarındaolur. Bitki kökleri saksıdan dışarıya çıkmış ve toprak çabuk kuruyorsasaksı değişimi yapılmalıdır. Bunun için gerekli olan, değiştirilmesigereken saksıdan bir büyük saksı ve biraz topraktır.

Yeni saksının içine bir kaç taş, biraz kum ve üzerinegübreli toprak koyduktan sonra eski saksıdaki çiçeğin toprağınıdağıtmadan yeni saksıya yerleştiriniz ve yan boşlukları toprakladoldurunuz.

Saksıya çiçeği ve toprağı iyice yerleştirdikten sonra,uygun yerleşim yerine koyarak hemen sulamayı yapınız. Saksı değişiminiyaparken, bahçeden aldığınız toprağı değil, iç mekan bitkileri içinhazırlanmış karışım toprağı tercih ediniz.

Karşılaşabileceğiniz Sorunlar

Yapraklarda Sararma: Özellikle kışın saksıtoprağının gereğinden fazla nemli tutulması, bitkinin fazla sulanmasıve aşırı güneş altında ışığa maruz kalması buna neden olabilir.

Yaprak Dökülmeleri: Çiçekli haldeyken bitkiye çoksu verilmesi, saksı toprağının çok nemli tutulması, aşırı derecedekurutulması veya ani sıcaklık değişikliği yaprak dökülmenedenlerindendir.

Tomurcuk Dökülmesi: Saksı toprağının çok nemlitutulması, fazla kuru olması, çiçeğin yerinin sık değiştirilmesi veyoğun karanlık tomurcukların dökülmesine neden olur.

Kök ve Gövde Çürümeleri: Toprağın fazlaca nemli tutulmasından kaynaklanır.

Yapraklardaki Kahverengi Yanıklar: Püskürtme yapıldıktan sonra, güneşin bitkinin üzerine direkt gelerek yaklaşmasından kaynaklanır.


SALON BİTKİLERİNİN SATIN ALINMASI VE YERLEŞTİRİLMESİ

Evimiz ya da büromuz koşullarına uygun süs bitkileriniseçmemiz ve bitkilerimizi sağlıklı yetiştirebilmemiz için bir takımbilgilere ihtiyacımız vardır.

Bunun için, çiçeğin çiçekçiden satın alınmasından, evdeya da büroda uygun yere yerleştirilmesine kadar dikkat edilmesi gerekenkurallar vardır.

Çiçeğin çiçekçiden satın alındıktan sonra, gideceği yeresoğuk, rüzgar ve yakıcı güneş ışığından korunarak ulaştırılması gerekir.

Çiçeğin yerleştirileceği mekana gelince; çiçeklerinhoşlandığı ve hoşlanmadığı ortamlar vardır. Satın aldığımızçiçeklerdeki açıklayıcı etiketlere göz atarsak çiçeklerin nasılortamlardan hoşlandığını görürüz.

Salon bitkilerini yerleştirirken dikkate alınması gereken 3 önemli nokta vardır.

1. Işık : Pekçok bitki direkt güneş ışığına maruz kalmak istemez. Yaz aylarında kuzey yönündeki pencere önleri daha uygun ışık verir.

2. Nem : İnce yapraklı bitkiler, genellikle nemeihtiyaç duyarlar ve banyodan hoşlanırlar. Kalın ve dolgun yapraklılarda daha kuru mekanları tercih ederler.

3. Isı : Bitkiler, gelişme dönemlerinde sabit ısıisterler. Soğuk havalarda bitkileri soğuktan etkilenen kapı ve pencerekenarlarında bırakmamak gerekir.

SAKSI DEĞİŞTİRME

Saksı değiştirme işlemi, içmekan süs bitkileri yetiştiriciliğinde önemli bir yer kaplar. Bitkiler, yetiştiricinin gereksiz yere bitkinin saksısının değiştirilmesi Ve yasaksı değiştirmeyi tam bilmemesi nedeniyle zarar görmektedir.

İçersinde belirli miktarda toprak bulunan kaplarda (sözgelişi saksı, kasa , çanak vb. gibi ) yetiştirilen süs bitkilerininbir süre sonra varolan bitki besin maddeleri beslenme sonucu azalır.Saksı değiştirmeyi gerektiren başka önemli neden de , bitkinin topraküstü kısmı ile birlikte köklerinin de gelişmesi ve saksının zamanlayetersiz duruma gelmesidir.

Saksı değiştirme sırasında genel bir kural, yenisaksının eskisine oranla bir boy daha büyük tutulmasıdır. Daha büyüksaksı kullanılması hem gereksiz hem de sakıncalıdır. Çünkü, büyüksaksılar fazla yer kaplarlar ; ayrıca , bitki köklerinin saksıtoprağını tümüye kaplayacak biçimde gelişmesi uzun zaman alır. Bukonunun doğru uygulaması sanıldığından çok daha önemli sonuçlarvermektedir. Bu nedenle, iç mekan süs bitkileri yetiştiriciliğinde ,özellikle son yıllarda olabildiğince küçük saksılar kullanılarak,saksıharçlarının sıvı gübrelerle desteklenmesi ilkesi yerleşmişbulunmaktadır.

Saksı değiştirme sırasında köklere ve bu aradatüm bitkiye toplu bir görünüş kazandırmak, bitkinin alt kısımlarındaoluşabilecek çıplaklaşmaları önlemek amacı ile sürgün ve ana dallardabudama yapılabilir. Ancak bazı bitkilerin budamaya karşı duyarlıoldukları unutulmamalıdır. Kök budaması ise uçlarının canlılığınıyitirdiği veya kök sisteminin aşırı geliştiği durumlarda söz konusudur.Böyle durumlarda kökler keskin bir bıçakla hafifçe budanır. Plastiksaksılarla toprak saksılar arasındaki en önemli farlılıkgözenekliliktir. Plastik saksılar gözeneksizdir. Toprak saksılar ise,yapım tekniklerine bağlı olarak değişik oranlarda gözenek içerirler. Buda , arada bazı farklılıklar olmasına yol açar. Saksı değiştirmesırasında yapılacak işlemler şöyle sıralanabilir :

· Saksısı değiştirilecek olan bitkinin toprağı hafifçe nemlendirilir.

· Bitkinin kök boğazı sol elin yüzük parmağı ile orta parmağı arasına alınır.

· Bu arada sol elin avuç içi saksı toprağını tutar vesaksı ters çevrilerek kenarı sert bir yere hafifçe vurulur. Böylecebitkinin kök yumağının saksı kenarından kolayca ayrılması sağlanmışolur. Sağ elle saksı kenarından kolayca ayrılması sağlamış olur.

· Sağ elle saksı çıkarılır ve bu sırada toprağındağılmamasına özen gösterilir. Daha önce belirtildiği şekilde kök vegövde budaması yapılır. Bundan sonraki işlem yeni saksının dikim içinhazırlanmasıdır.

· Saksının dip kısmındaki akıtma deliği üzerine küçükbir saksı kırığı konur. Böylelikle sulama sırasında toprağa verilensuyun fazlası bu delikten dışarı akar. Saksı dibinde akıtma deliğininbulunmaması veya bu deliğin kapanması durumunda kökler fazla sulama ilekısa zamanda çürürler. İyi drenaja gereksinimi olan bitkilerde ise,saksı dibinde önce saksı kırıkları veya küçük çakıllardan bir drenajtabakası oluşturulur.

· Yeni saksıya dikim sırasında bitki sol el ile saksıortasına gelecek biçimde ve istenilen yükseklikte tutulur. Bitkinineskisine oranla daha derin veya yüzeyse dikilmemesine dikkatedilmelidir. Ancak, bu kuralın tersine bazı bitkiler sürekli biraz dahaderine dikilir.

· Sağ elle kök yumağı ile saksı arasında kalan boşluğayeni hazırlanan harç doldurulur ve boşluk kalmaması için harç çepeçevreparmakla bastırılır. Daha sonra saksı tabanı üzerinde birkaç kez masayavurularak harcın iyice oturması sağlanır.

· Saksı tümüyle toprakla doldurulmamalı sulama payıolarak saksı kenarı üst düzeyi ile toprak yüzeyi arasında 1. cmdolayında bir boşluk bırakılmalıdır.

· İşlem bittikten sonra bitkilere önce toprak tümüylenemli duruma gelinceye değin su verilir. Daha sonraları az su verilmeli, ama sık sık su püskürtülmelidir. Saksısı yeni değiştirilmiş bitkiler,ışık seven nitelikte olsalar bile, başlangıçta doğrudan güneş ışığıaltında bırakılmamalı, yarı veya hafif gölge yerlerdebulundurulmalıdırlar.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

ALLAH RASULÜ BUYURDU; şu 3 şeye bakmak sünnettir 1) kabeye 2) kuran-ı kerime 3) annenin yüzüne
♥..šεv₫a..♥

Admin-E

Süper Uye

*


Üye No : 133

Yaş : 20

Cinsiyet : Bayan

Nerden : İstanBuL

Konu  : 1850

Mesaj : 12502


276 Mesajına Toplam
324 Kere Teşekkür Edildi

61 Mesajına Toplam
63 Kere Karma Verildi
Karma Sayısı: 41


Karma Sayısı: 41
Offline
« Yanıtla #2 : 20 Kasım 2009, 21:18:41 »

Açelya ÇİÇEĞİ
Açelya yada açalya (lat.azalea; yun.adzeleos,kuru’ dan).Değişik renklerdedir ve bol çiçekli olmasından dolayı çok beğenilen birçiçek türüdür. Açalya (açelya) küçük orman gülü olarak dabilinir.(Bil.a. Rhododendron indicum; fundagiller familyası.)

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Akasya ÇİÇEĞİ
Genellikle hep yeşil yapraklı ve dikenli ağaç yadaağaççık (Bil.a.acacia; baklagiller familyası). Başta Avustralya olmaküzere (300 tür) sıcak ılıman ve yarı tropikal bölgelerde kendiliğindenyetişen 600 türü içerir.
İstanbul akasyası, batılıların gülibrişim (albizzia)adlı süs ağacına verdikleri addır. Savan akasyası; Parkinsonia aculeatanın yaygın adıdır. Yalancı akasya ise (Robinia pseudoacacia), salkımağacının halk arasında bilenen bir adıdır.
Çok değişik biçimleri bulunan akasyanın çiçeklerigenellikle sarı, bazen beyaz yada kırmızı renkte, başak yada toparlakbaş biçimindedir; erkek organlar çok sayıda ve çıkıntılıdır. Meyvebaklamsıdır. Yapraklar, kimisinde tüysü bileşik, kimisinde, özellikleAvustralya’ da yetişen türlerin çoğunda yeşil lam halinde yaprak sapıbiçimindedir; bu da onlarda terlemeyi önemli ölçüde azaltır. Acaciaheterophylla türündeyse bu özelliklerin tümünün bir arada görülür.Birçok akasya türü (en başta A.decurrens, A.dealbat, A.baileyana,A.longifolia) bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.
‘Kadıhindi’ denen bir madde, Çin’ de ve Birmanya’ daA.catechu’ nun odununun suda kaynatılmasıyla hazırlanır. Kadıhindi derisepelemesinde, kumaş boyamada ve tıpta kullanılır. Akasyanın bazıtürleri ise, özellikle A.arabica ve A.senegal, hücre erimesiyle oluşanve halk arasında ‘arap z¤¤¤ı’ adıyla anılan bir z¤¤¤ verir. Tanenbakımından zengin olan akasya kabukları dericilikte kullanılır.Akasyanın Afrika’ nın Sahel ve Sudan-Sahel bölgelerinde yetişen bazıtürlerinin (A.albida ve A.seyal) yaprakları ve badıçları geviş getirenhayvanlarca yenir. İki akasya türünde (A.sphaerocephala ve A.fistula)karınca toplulukları barınır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Amber Çiçeği ÇİÇEĞİ
Halk hekimliğinde ağaçhatmiye (Hibiscus abelmoschus)verilen addır. Tohumları misk kokulu uçucu bir yağ taşır; dekoksiyonhalinde iştah açıcı ve yatıştırıcı olarak kullanılır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Aslanağzı ÇİÇEĞİ
Aslanağzı, yüksükotugiller (Scrophulariaceae)familyasının, Antirrhinum cinsinden 40 kadar otsu bitki türüne verilenortak addaki bir çiçek türüdür. Anayurdu Kuzey Amerika’nın ve Akdenizbölgesinin batısıdır. Çiçekler boru biçiminde ve iki yanlıbakışımlıdır. Kapalı duran, dudak biçimli geniş bir ağzı vardır. Buağız pek çok böceğin içeri girmesini engellemekle birlikte, tozlaşmayısağlayan güçlü arılar tarafından zorla açılabilir. Aslanağzı türlerisevilen bahçe bitkileridir. Süs bitkisi olarak yetiştirilen pek çoktürü vardır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Atatürk Çiçeği ÇİÇEĞİ
Atatürk çiçeği (Euphorbia pulcherrima), noel yıldızı veponsetya olarak ta bilinmektedir. Sütleğengiller (euphorbiaceae)familyasındandır ve kışın çiçeklenen bir süs bitkisidir. Ana yurduMeksika ve Orta Amerika’dır; nemli, yağmurlu dere yataklarında vekayalık yamaçlarda yetişir. Batı dillerindeki ponsetya adını bitkiyi19.yüzyılda Meksika’ dan ABD’ ye götüren ve yaygınlaştıran ABD’ lidevlet adamı Joel R. Poinsett’ den, Türkiye’ deki adını ise süs bitkisiolarak yetiştirilmesine ve tanınmasına ön ayak olan Atatürk’ ten alır.Ilıman iklimlerde açık havada yetişebilen ve m yüksekliğe ulaşabilençalı özelliğindeki bu bitki, soğuk iklimlerde saksıda yetiştirilir veboyu genellikle 1 m’ yi aşmaz. Ortada küme oluşturan küçük sarıçiçekleri, taçyaprağa benzeyen, genellikle kırmızı renkli bürgülerle(yaprak benzeri yapılar) çevrilidir. Gövde ve yapraklardan sızansütümsü özsu bazı duyarlı insanlarda ve hayvanlarda deriyi kabartıptahriş edebilir; ama bu özsuyun öldürecek kadar zehirli olduğuyolundaki inanış yalnızca bir abartmadır. Atatürk çiçeğinin pembe,beyaz, benekli ve çizgili bürgüleri olan pek çok kültür çeşidi vardır;ama en beğenileni, dayanıklı bir süs bitkisi olan kırmızı Atatürkçiçeğidir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Ateş Dikeni ÇİÇEĞİ
Ateş dikeni gülgiller (rosaceae) familyasının Pyracanthacinsinden, genellikle dikenli ve yaprak dökmeyen çalılara verilen ortakaddır. Anayurdu Avrupa’ nın güneydoğusu ve Asya’ dır. Ateş dikenlerigösterişli meyveleri nedeniyle süs bitkisi olarak yetiştirilir, ayrıcaçit olarak da kullanılır. Kısa yaprak sapları üstünde küçük, ovalyaprakları, küçük ve beyaz çiçeklerin oluşturduğu salkımları ve kışortalarına değin dalında kalan, turuncu ile kırmızı arasında değişenrenklerde meyveleri vardır. Avrupa’ da yetişen ve boyu 4,5 m’ yeulaşabilen Pyracantha coccinea’ nın süs bitkisi olarak değerlendirilenbir çok çeşidi geliştirilmiştir. Çin’ de yetişen P.atalantioides ileP.fortuneana da hemen hemen aynı boydadır ve her ikisinin de kırmızımeyveleri salkımlar halinde öbeklenmiştir. Anayurdu Tayvan olanP.koidzumii’ nin sık dalları, kırmızı mor sürgünleri ve turuncu-kırmızırenkli meyveleri vardır. Himalayalar’ da yetişen P.crenulata, 6 m’ yeulaşan boyuyla küçük bir ağaçtır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Bambu ÇİÇEĞİ
Bambular iki yüzden fazla türe ayrılır. Bazı bilimadamları bunu beş yüze kadar çıkarırlar. Bambulardan çoğu Asya’ da,büyük bir kısmı ise Amerika’ da, bazıları Afrika’da, deniz yüzeyinde3.000 m ( Himalaya ), hatta .000 m ( Andlar ) yüksekliğe kadaryetişir. Bambunun, içi boş ve düğüm düğüm bölmeli bir gövdesi,düğümlere bağlı sürekli yada süreksiz bir yaprak kını ve başaklardanoluşan az çok dallı salkım biçiminde çiçekleri vardır. En büyük bambutürü ( Cava’ da yetişen Gigantocloa maxima ) 45 m boy yapar. Hemenhemen bütün bambular, Güney Avrupa iklimine uyum gösterir. Bugünbambular tropikal kuşakta yer alan ülkelerin hemen hepsindeyetiştirilmektedir. Çin kçkenli olan saz bambu, Cezayir’ deyetiştirilir. Bambular kök parçalarıyla yetiştirilip çoğaltılır.Bambuların hafif fakat esnek ve dayanıklı olan gövdeleri ( sapları ),gemi direği ve yapı gereci olarak kullanılır. ( Çin ve Japonya’ da bazıköylerde evlerin tümü bambu odunuyla yapılmıştır.) bambu gövdelerienine kesilerek, bunlardan vazolar, kutular, trampetler yapılır. Körpefilizleri sebze olarak yenilir. Bazı bambu türleri çok nitelikli kağıthamuru verebilir. XVII. yy.’ da, Avrupa’ ya ithal edilen bambugövdelerinden az çok işlenerek evlerde, teraslarda ve bahçelerdekullanılabilen hafif mobilyalar yapıldı. Türkiye’ de XIX: yy.’ ınikinci yarısında, saray bahçelerinde yetiştirilmeye başlayanbambulardan bir grup bugün Beylerbeyi Sarayı’ nın bahçesindedir.Akdeniz ve Ege Bölgelerinde de bambu yetiştirilebilir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Begonya ÇİÇEĞİ
Beş cinsi içeren begonyagiller familyasının en önemlicinsi ( 600 tür ) olan begonya, Güney Amerika ve Güney Asya’ nıntropikal bölgelerinde kendiliğinden yetişir. Begonyalar bakışımsızyapraklı bireşeyli çiçekli küçük çalılar yada etli otsu bitkilerdir.Bahçecilikte üç tip begonya vardır: İpliksi köklü ve küçük çiçeklibegonyalar ( Birezilya kökenli begonia semperflorens bunlardan biridirva Avrupa’ ya XIX. yy.da girmiştir.); Avrupa’ yad ha geç girmiş olan veçok büyük çiçekli çok güzel bir çok melez begonya çeşitlerinintüretilmesine yarayan yumru köklü begonyalar : son olarak hem Asya hemAmerika kökenli, rengarenk süslü büyük yapraklı, kök saplı begonyalar.Ülkemizde, her üç begonya da, bahçelerde yetiştirilir ve salonlarda süsbitkisi olarak kullanılır.   Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Bonsai ÇİÇEĞİ
Bonsai çiçeği bonsay olarak da bilinir. Anlamı Japoncada ‘ bon’ saksı ‘ sai ’ ağaç kelimelerinin birleşmesinden oluşur.Köklerinin kısaltılması, dal ve sürgünlerinin bağlanması vebiçimlendirilmesi sureti ile saksıda yetiştirilen bodur ağaç çeşididir.Bonsai çiçeği Japonya da ‘ saikei’ denilen yayla peyzajı sanatınındoğmasına neden olmuştur.   Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Fesleğen ÇİÇEĞİ
Ballıbabagillerden, saksı da yetiştirilen güzel kokulubir ottur. İlmi adı Ocimum’dur. Cüce fesleğen, kırlarda yetişen pembe,kırmızı veya eflatun çiçekli, kokulu bir bitkidir. Fesleğen yeşilyapraklı kokulu bir bitkidir. Yaprakları kekik gibi bahar ve kokuverici olarak kullanılır. Kokusundan dolayı haşereler fazla yaklaşamaz.Yapraklarına dokunulduğunda koku verir. Yara iyileştirici ve siniryatıştırıcı suların bileşimine girer.   Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Fulya Çiçeği ÇİÇEĞİ
Fulya çiçeğinin yaprakları hasır sazının yapraklarınıandıran bazı nergis türlerine benzeyen özelliktedir. Fulya çiçekleriiki türe ayrılır. Narcissus jonquilla denilen tür küçük fulya türüdür.Narcissus odorus ve narcissus pseudonarcissus ise büyük fulya türüdür.Fulya çiçekleri ilk baharda çok gelişmiş, oldukça büyük sarı çiçekleriile kırları süsler, bahçelerde de süs bitkisi olarak yetiştirilir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Gardenya ÇİÇEĞİ
Gardenya çiçeği ismini İskoçyalı botanikçi Garden’ inadından almıştır. Eski dünyanın tropikal ve yarı tropikal bölgelerindeyetişen ve kokulu beyaz çiçekler açan ağaç türündendir. Gardenia (gardenya ) jasminoides çok gösterişli bir bitkidir. Gardenyanın 60kadar türü vardır. Bu türler kök boyasıgiller familyasından oluşur.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Gecesefası ÇİÇEĞİ
Gecesefası (Mirabilis Jalapa) akşamsefası olarak dabilinir. Gecesefasıgiller familyasından çok yıllık otsu bir süsbitkisidir. Amerika’nın tropik bölgelerinden dünyanın birçok yerinedağılmış olan gecesefası çabuk gelişen ve 1 m’ye kadar boylanabilen birbitkidir. Kısa saplı oval yaprakları, eklem yerleri şişkin bir özellikgösteren gövdeleri, beyaz, sarı, pembe ve kırmızı renklerdedir. Bazende çizgili yada benekli çiçekleri vardır. Gecesefası çiçeğinin enönemli özelliği çiçeklerinin günbatımıyla açılıp, sabahlarıkapanmasıdır. Bu nedenle çiçeğe gecesefası yada akşamsefası denmiştir.Gecesefası kalıtım deneylerinde kullanılan önemli bir bitkidir.


  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Gelincik ÇİÇEĞİ
Gelincik çiçeği 20-90 cm yükseklikte, bir veya ikiyıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları parçalı, çiçekleri kırmızı, taçyapraklarının dip kısmı siyah lekeli yada lekesizdir. Gelincikçiçeklerinin meyvesi tüysüz ve fıçı biçiminde, çok tohumlu birkapsüldür. Anadolu da oldukça yaygın olan gelincik, genellikle yolkenarlarında ve ekin tarlalarında bol miktarda yetişmektedir. Türkiyede 16 kadar papaver türü yetişir ve bu türlerin hepsinin çiçekleri halkarasında gelincik çiçeği olarak adlandırılır. Gelinciğin çiçeğiyatıştırıcı, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı ve hafif uyutucu etkileresahiptir. Ayrıca kurutulmuş gelincik meyvesi toz haline getirildiktensonra balla karıştırılıp öksürük kesici olarak kullanılır.

  Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Gerbera ÇİÇEĞİ
Gerbera çiçeği Asya ve Afrika’ nın sıcak bölgelerindeyetişen uzun ömürlü otsu bir bitkidir. Gerbera çiçekleri kömeci yıldızbiçimdedir ve yapraksız bir çiçek sapı üzerinde bulunur. Kök dibindençıkan yaprakların kenarları dişli ve üzeri tüylüdür. Gerberanın çeşitlimelezleri özellikle kesme çiçek elde etmek amacı ile bahçelerdeyetiştirilir. Gerbera çiçekleri bileşikgiller familyasındandır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Glayöl ÇİÇEĞİ
Glayör çiçeği yassı soğanlı, kılıç gibi yassı ve sivriyapraklı, güzel çiçekli, çok uzun ömürlü otsu bitki çeşitlerindendir.Yukarı kısmında çiçeklerinin yer aldığı sapının yüksekliği 1.50 mcivarındadır. Çiçekler, sapın üstünde bir yanda dizili öbekler halindebulunur, huni yada boru biçiminde olan çiçek çevresi bakışımlıdır.Glayör çiçeklerinin meyvesi üç bölmeli bir kapsüldür. Glayör çiçeklerisüsengiller familyasındandır. Glayörün bazı türleri Gladiolus communis,gladiolus segetum, gladiolus italicumdur. Avrupa ve Türkiye debahçelerde yetiştirilen ve genellikle çiçekçilerde satılan büyükçiçekli glayöller Afrika nın yarı tropikal yörelerinde yetişen türlerinözellikle papağan glayölünün melezleştirilmesiyle XIX. yy.da eldeedilmeye başlanmıştır.

  Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Gloksinya ÇİÇEĞİ
Gloksinya (gloxinia), Gesneriaceae familyasından 20kadar otsu bitki türünden oluşan bir tür saksı bitkisidir. En çoktanınmış türü olan Gloksinya Speciosa’dır. Anayurdu Brezilya olangloksinyaların genellikle mor, kırmızı yada eflatun renkli kadifemsiçan biçiminde çiçekleri vardır. Yapraklarının toprağa değdiği yerdenyeni bitkiler verirler. Çelikleme yöntemiyle de çoğalırlar. Sıcakyerlerden hoşlanırlar, bakımı özen isteyen bir çiçek türüdür.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Gül ÇİÇEĞİ
Gül sarılgan, dik yada sürüngen saplı, genellikle tüylüyada dikenli bir ağaççıktır. Yapraklar almaşık dizilidir; bazıtürlerinde kışın dökülmez. Çiçekleri dalların ucunda tek başına yadademetler halinde bulur ve beşli tiptedir. Meyve yapraklar kavanozbiçiminde etli bir çiçeklik oluşturur. Kuzey yarıkürenin ılıman ve yarıtropikal yörelerinde 100 kadar gül türü bulunmaktadır. Türkiye’ de 25kadar yabani gül türü vardır. Bunların en önemlisi kuşburnu denilenyaban gülüdür (Rose canina ). Bahçe çeşitleri bundan türeyip önceleriAvrupa ve Anadolu’ da kendi kendine yetişen türlerden ( Isparta gülü,Frenk gülü, misk gülü ) ve son 150 yıldır Uzakdoğu melezlerinden (tırmanıcı melez güller, çay melezleri, çok çiçekli güller, polyanta vepernetiana melezleri ) elde edilmiştir. Türkiye’ de süs bitkisi olarakbaşlıca şu gül türleri ve melezleri yetiştirilmektedir: Beyaz gül(R.alba), Isparta gülü yada yağ gülü (R.damascena), Frenk gülü(R.gallica), misk gülü (R.maschata), sadberk gülü (R.centifolia),R.banksiana, R.wichurajana, vb. Bahçe gülleri görünüşlerine veboylarına göre bodur güller, baston güller, çardak güller, ponponçardak güller, polyanta güller gibi çeşitler ayrılır ve genellikle oçeşidi yaratan kişinin yada o çeşidin adandığı kişinin adıyla anılır.Türkiye’de ekonomik anlamda gül yetiştiriciliği XIX. yy. sonlarınadoğru başlamıştı.Bu dönemde, Bulgaristan göçmenlerinin getirdiği yağgülleri fidanları ile Isparta’da gül bahçeleri kurulmuş, bölgenintoprak yapısı ve iklim koşullarını gül tarımına elverişli olması dagülcülüğün bölgede kısa sürede yayılmasını sağlamıştır. 1910’luyıllarda, Bulgaristan’da gül üretiminde görülen gerileme Isparta’daüretilen gül yağı ve gül suyu ürünlerinin Avrupa pazarlarına girmesinikolaylaştırmıştır. Ancak, Balkan savaşı, Birinci Dünya savaşı veKurtuluş savaşı gibi art arda çıkan savaşlar nedeniyle dışsatımolanakları tümüyle ortadan kalkınca, Türkiye’de gül tarımı da önemliölçüde gerilemiştir. Cumhuriyet döneminde, Isparta’da gül bahçeleriyeniden kurularak gül tarımı canlandırılmıştır. Türkiye’de gülbahçelerinin %90’ı Isparta’da, %10’a yakını Afyonkarahisar’da, çokküçük bir bölümü de Aydın’da bulunmaktadır. Gül türlerinden birçoğununçiçek ve meyvelerinin tedavi edici etkileri vardır. Okka gülünden (Rosacentifolia) anes¤¤¤ik etkisi nedeniyle kolir olarak kullanılan damıtıkgül suyu hazırlanmasında yararlanılır. Kurutulmuş taç yaprakları,laksatif özelliklerinden dolay, kompoze saparna şurubunun bileşiminegirer. Kırmızı gül yada kırmızı Frenk gülünün (R.gallica)taçyaprakları, içerdikleri tanen miktarı nedeniyle peklik verici vetoniktir. Isparta gülü (R.damascena) ile misk gülünün (R.moschata)taçyaprakları, petrol eterinin sıcakta etkisiyle elde edilen ve‘konkret’ olarak da adlandırılan bir esans verilir. Bu esans gülserasının bileşimine girer. Yabani gülün (R.canina) meyvesi (kuşburnu)C vitamini bakımından zengin olup peklik verici ve askarislere karşıkurt düşürücü olarak kullanılır.

  Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
  Linki Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Kaktüs ÇİÇEĞİ
Kaktüs ve frenkinciri gibi dikenli ve etli bitkilerkaktüsgiller familyasındandır. Kimi botanikçilere göre 20, kimilerinegöre 100 kadar cinsi bulunmaktadır. Sıcak ve tropikal bölgelerdeözellikle Amerika da yetişir. Kaktüslerin bir çok türü meraklı ve ustabahçıvanlarca yetiştirilir. Minyatür iç bahçelerde yada geniş alanlardabüyük bitki halinde kullanılır. Kaktüs bitkisinin bazı türleriningeceleyin çiçek açması çok ilginçtir. Kaktüslerin çoğunluğu kuraklığauyarlamış çöl bitkileridir. Kaktüslerde fotosen¤¤¤, gündüzleri suyunbuharlaşmasını engelleyen özgül bir biçimde gerçekleşir. Yeşil, yalınyada dallı olan saplar özgün biçimler alır : silindirimsi, yumurtamsı,boylamasına az yada çok tümsek kaburgalı, yassı parçalar halindeeklemli, kurdelemsi olur. Çok kalın bir kütiküla ile kaplı olankaktüsler helmece zengin parankima dokularında önemli ölçüde subiriktirir. Çoğunlukla yaprak yoktur, ama bu türlerin çoğunda, biryastık üzerinde topluca bir arada yada sapların açı yaptıkları yerlerdesıra halinde, yıldız biçiminde dizili çok sayıda diken vardır. Kaktüsünbazı cinsleri bolca uzun beyaz tüylerle kaplıdır; bu durum onlara külrengi bir görünüm verir. Ormanlarda yetişen öteki kaktüs türleri epifitsarmaşık görünümünü alır. Pereskia gibi bazı kaktüsler ise düpedüzyassı yapraklı, normal görünüşlü ağaçlar halindedir. Genellikle çokçabuk dökülen çiçekler sapsız, tek başına, büyük, erdişi ve düzenlidir.Bunların alt kısımları birbiriyle kaynaşarak boru biçimin almış taçyarağımsı bir çok parçadan oluşur. Yumurtalık alt durumludur ve en çoküç meyve yapraktan oluşur. Meyve üzümsüdür; içinde bir öze gömülü(frenkinciri) pek çok çekirdek bulunur. Frenkinciri yeni girdiğiAkdeniz havzasında oldukça yaygındır.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

ALLAH RASULÜ BUYURDU; şu 3 şeye bakmak sünnettir 1) kabeye 2) kuran-ı kerime 3) annenin yüzüne
♥..šεv₫a..♥

Admin-E

Süper Uye

*


Üye No : 133

Yaş : 20

Cinsiyet : Bayan

Nerden : İstanBuL

Konu  : 1850

Mesaj : 12502


276 Mesajına Toplam
324 Kere Teşekkür Edildi

61 Mesajına Toplam
63 Kere Karma Verildi
Karma Sayısı: 41


Karma Sayısı: 41
Offline
« Yanıtla #3 : 20 Kasım 2009, 21:19:13 »

Kalanchoe ÇİÇEĞİ
Kalanchoe karşıt yapraklı, talkım halinde sarı yadakırmızı çiçekli çok tohum içeren kapsül meyveli otsu yada çalımsı birbitkidir. Çiçek tacı borumsu biçimde ve taç yaprakları dörtlü yadabeşli tiptedir. Kalanchoe çiçeği Güney Afrika ve Madagaskar kökenlidir.Kalanchoe d¤¤¤oruğugiller familyasındandır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Kamelya ÇİÇEĞİ
Kamelya Asya kökenli, sert ve hep yeşil yapraklı ağaççıkyada çalı türünde bir bitkinin çiçeğidir. Kamelyanın iri beyazçiçekleri vardır. Pembe, kırmızı çiçekli olan kamelyalarda vardır.Kamelyanın çiçekleri burgu yapraklarının çanakyaprağı,çanakyapraklarının taçyaprağa dönüşmesiyle katmerlenir. Dayanıklıolmakla birlikte kardan korunması gereken bu bitkiler asit topraktanhoşlanır. Kamelyalar bol su isteyen bitkilerdendir. En fazla 1, 1.5metreye kadar uzarlar. Kimi yabani türlerden özellikle C.japonica danbir çok çeşidi ve kültivarı elde edilmiştir. C.chinensis, theasinensisle eş anlamlıdır ve kurutulan yapraklarından çay elde edilir.Melez kamelya ve asil kamelya an çok bilinen türleridir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Kana Çiçeği ÇİÇEĞİ
Kana çiçeği Amerika ve Asya’ nın sıcak bölgelerindeyetişen kök saplı otsu bir bitkidir ve pek çok çeşidi vardır. Küçükçiçekliler ve orkide çiçekliler (İtalyan kana çiçeği) diye başlıca ikigruba ayrılır. İlmi adı Cana’ dır. Scit.....les takımından kanaçiçeğigiller familyasının örnek tipidir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Karanfil ÇİÇEĞİ
Karanfiller (bahçe karafilleri) karşılıklı, ensiz, sivriyapraklı, düğüm düğüm ince saplı otsu bitkilerdir. Dalcıkların ucundatek tek yada topluca bulunan çiçekleri beyaz, pembe yada kırmızırenklidir. Her çiçek bir çanakçık oluşturan dört burgu yaprakçığıylabelirgindir. Bahçe karanfili en ünlüsüdür. Bu karanfilin katmerli, yarıkatmerli, alacalı ve hoş kokulu pek çok çeşidi vardır. Çok yıllık birbitki olan bu karanfil türü kesme çiçek elde etmek için özellikleseralarda yetiştirilir ve çelikle üremesi sağlanır. Bahçe çeşitlerigenellikle fideyle çoğaltılır ve iki yıllık yada çok yıllık bitkilergibi yetiştirilir. Kır karanfili (dianthus plumarius) çim gibi sıkbiten, çok zarif küçük çiçekli ve ince saçaklı taç yapraklıdır. İkiyıllık yada yıllık olan Çin karanfili (diantus sinensis) çok değişikçiçekli bir bitkidir. İki yıllık yada çok yıllık bir karanfil türü olankıllı karanfil yada hüsnü Yusuf olarak da bilinen (diantus barbatus)sap ucunda şemsiye biçimde toplu küçük çiçekler açan bir türdür.Karanfil çiçekleri balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak infusyonyada şurup halinde kullanılır. Karanfiller çoğunlukla kuzey yarıkürenin ılıman bölgelerinde, özellikle Akdeniz havzasında yetişenbitkilerdir. 80 kadar cinsi 2000 den fazla türü vardır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Kardelen ÇİÇEĞİ
Kardelen çiçeği kuzey ve Doğu Anadolu’ da yetişen veilkbaharda beyaz renkli sarkık çan biçimde çiçekler açan soğanlı birbitki türüdür. Kardelenin Anadolu’ da bir kaç türü yetişir bunlardanbazıları galanthus nivalis, glanthus elwesii, galantus latifolius’dur.Bu bitkinin otsu kısmı kalp kuvvetlendirici, midevi ve adet söktürücüetki gösterir. Yumrusundan yapılan lapa çıbanları olgunlaştırmayayarar. Yumrularından elde edilen galantamin son yıllarda kas uyarıcıolarak özellikle çocuk felci hastalığında kullanılmaya başlamıştır.Kardelen soğanı süs bitkisi olarak yurtdışına satılmaktadır veTürkiye’nin ihraç ettiği çiçek soğanlarının başında gelir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Kasımpatı Krizantem ÇİÇEĞİ
Kasımpatı iri katmerli çiçekleri olan bir süsbitkisidir. Kasımpatı çiçeğine “Krizantem” de denir. Son bahardan kışakadar çiçek açar. Çiçekleri türlü renklerde olur, büyüklüklerigörünüşleri de cinsine göre değişir. Küçük kasımpatı çiçekleri çokgüzel birer düğmeye benzer. Büyüklükleri toparlak görünüşlü çokgösterişlidir. Bileşikgillerden olan kasımpatı çeliktenyetiştirilebilir. Bunun için nisanda alınacak çelikler önce saksıyadikilir, kök salmaya başladıktan sonra iyi gübrelenmiş kumlu birtoprağa aktarılır. Kasımpatı çiçeği sık sık su ister. Bitki büyüdükçeyeni sürgünlerin ucu koparılmalıdır. Bu bitkinin daha gür büyümesini,dal budak salmasını sağlar.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Küpe Çiçeği ÇİÇEĞİ
Küpe gibi sarkık çiçekleri olan bir süs bitkisidir.Nemli, gölgelik yerlerde yetişir. Anayurdu Meksika’nın yüksek dağları,Güney Amerika ile Yeni Zelanda adasıdır. Çoğu küpe çiçeği kırmızı,pembe, mor ve beyaz çiçek açar. Avrupalılar küpe çiçeğini ilk olarakGüney Amerika İspanyol sömürgesi Yeni Grenada’da görmüşler, önceİngiltere’ye sonra da 1830’a doğru Fransa‘ya getirmişlerdir. Çiçek kısazamanda yayılmış parklarda, bahçelerde, evlerde yetiştirilmeyebaşlanmıştır. Küpe çiçeği gölgelik ve rüzgarsız yerleri sever,çiçekleri uzunca bir zaman dökülmeden kalır. 50 kadar çeşidi vardır.Küpeçiçeğigiller familyasındandır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Lale ÇİÇEĞİ
Lale türlü renklerde güzel çiçekler veren bir süsbitkisidir. Anavatanı Batı Asya olan lale, ilk olarak Türkiye’de süsbitkisi olarak yetiştirilmiştir. Bu arada bir hayli geliştirilmiştir.Çiçek ilk defa XVI. yy’da yurdumuzdan Avrupa’ya götürülmüştür. Laleçiçeğinin adı da Avrupa dillerinde, biçimi sarığı andırdığı için‘tülbent’ sözünden geçmiş laleye ‘tulibe’ denilmiştir. Yurdumuzda ençok XVII. yy’da lale yetiştirme işine büyük önem verilmiştir. En güzellaleler İstanbul Saraylarının başlıca süsü haline gelmiştir. O zamançiçek meraklılarının en büyük gayesi görülmemiş renklerde yeni laleleryetiştirmekti. Her lale cinsinin bir adı olup bugüne kadar gelenkaynaklara göre 500’den çok lale çeşidine ad verilmiştir. Laleninböylesine geniş bir yayılış alanı bulması süsleme sanatlarında,mimarlıkta motif olarak kullanılmasını da sağlamıştır. Çeşme, camii vetürbelerde birçok lale motifleri kullanılmaktadır. Birçok süslemeeserlerinde lale motifleri işlenmiştir. Lale zambakgillerdendir.Yaprakları uzun mızraksıdır. Sapının üstünde bir tek çiçek bulunur.Çiçekler çok çeşitli renklerde olduğu gibi alacalı da olabilir. Lalesoğandan yetişir, ilkbaharda çiçek açar. Lale soğanları sonbahardadikilmelidir. Toprak oldukça kumlu gübreli olmalıdır. Ancak ustaçiçekçiler tohumdan lale yetiştirebilir. Tohumdan çıkan bitkiler 3-6yıl arası çiçek vermezler. Sonbaharda dikilen lale soğanlarından yenibitki çıktıktan sonra soğanlar çürür yerine yeni soğanlar meydanagelir. Kışın lale soğanları soğuktan kaçarak toprağın derinliklerineçekilirler. Her soğandan bir tek lale çıkar. Laleler katmerli yadayalın kat olur. Çiçek gündüzün güneş ışığının etkisiyle iyice açılır,akşamları yeniden toparlanır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Lavanta ÇİÇEĞİ
Lavanta kokulu bir süs bitkisidir. Akdeniz ülkelerindeyabani olarak yetişir. Boyunun uzunluğu 1 m civarındadır.Ballıbabagiller familyasındandır. Çiçekleri mavi ya da mor olur. Çokgüzel kokulu olan bu çiçeklerin esansından lavanta kokusu yapılır.Lavanta adı Latince yıkamak anl..... gelen ‘lavo’ sözünden gelmiştir.Eski Romalılar banyo sularına lavanta bitkisinin yapraklarını,çiçeklerini koydukları için bitki bu ad ile anılmıştır. Kurutulmuşlavanta çiçekleri bir torba içinde çamaşırların arasına konur. Böylecegüzel kokularının çamaşırlara sinmesi de sağlanabilir.
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Leylak ÇİÇEĞİ
Leylak Dünya’nın birçok yerinde yetişen bir süsbitkisidir. Zeytingiller familyasındandır. Çiçekleri salkım biçimdedir.Bu güzel kokulu çiçekler mor, beyaz, maviye çalan pembe renklerde olur.Ağacın boyu 6 m bulabilir. Leylak az bir bakımla hemen her yerdeyetişebilir. Ana yurdu Doğu Avrupa ve Asya’dır. Avrupa’dan KuzeyAmerika’ya geçmiştir. Leylak ağacı tohumdan yetiştirildiği gibidaldırma ile de yetiştirilebilir. Leylak ilk baharda çiçek açar. Seradayetiştirilirse kışında çiçek alınabilir. Bazı çeşitlerinin çiçeklerikatmerlidir. “Âdi leylak ağacı” ve “Doğu leylak ağacı” olmak üzerebaşlıca iki çeşidi vardır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Lilyum ÇİÇEĞİ
Lilyum zambakgiller familyasındandır. Soğanlı birbitkidir. Zambakgiller familyasında genellikle kırmızı, sarı gibirenklere rastlanırken lilyum beyaz renkli bir çiçektir. Bununlabirlikte güzelliğin değişmez bir özellik olduğu zambakgiller ailesindeçiçekleri en çok tanınan bazı armalarda amblem olarak kullanılan vesaflığın simgesi olan lilyuma beyaz zambakta denmektedir. Günümüzdeçoğunlukla yetiştirilip üretimi yapılan ve lilyum regale olarakadlandırılan bir başka lilyum çeşidi de Asya kökenlidir. Lilyumregalenin çiçeği daha uzun ömürlüdür ve mavimsi beyaz renklidir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Manolya ÇİÇEĞİ
Limon çiçeği kokusunda iri beyaz çiçekli bir süsağacıdır. İri parlak yeşil yaprakları vardır. Kuzey Amerika’ nıngüneydoğu bölgeleriyle Güney Asya’ da tabi olarak yetişir. Çok makbulbir süs ağacı olduğundan parklarda bahçelerde yetiştirilir. Bir çokçeşitleri vardır. Kışın yapraklarını dökmeyen Amerika’ da yetişen birmanolya cinsinin yüksekliği 30 m ye erişir. Bizdeki manolyaların boyuortalama m kadardır. Bazı çeşitleri erguvana yada kırmızıya yakınrenkte çiçekler açar. Manolya nazik bir bitkidir. Çiçeği koklanıncasararır. Fidanı da ilk yıllarda oldukça büyük bir özen ister. Büyüksaksılarda yetiştirilen fidanlar sonradan kökleri zedelenmeden toprağıile birlikte başka yere dikilir. Manolyalar 6-9 yıllıkken çiçek vermeyebaşlar. Kökleri yayvan toprağın yüzüne yakın olduğu için bellerkenzedelememeye dikkat edilmelidir. Dökülen yaprakları dibindeki toprağakarışıp çürürse ağaç için iyi bir gübre olur. Manolyagiller bitkileraleminin ayrı taç yapraklı ikiçeneklilerinin bir bitki familyasıdır.Manolya yıldız, anason gibi bitkiler bu familyadandır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Menekşe ÇİÇEĞİ
Kırlık yerlerde kendiliğinden biten ayrıca bahçelerdeyetiştirilen otsu bir bitkidir. Gayet hoş kokan mor çiçekler açar.Bundan dolayı aynı zamanda ‘hercai (alaca) menekşe’ den ayırt etmekiçin mor menekşe ‘kır menekşesi’ denir. Yürek biçimi, şeker külahlıgibi kıvrık yaprakları vardır. Uzun bitkiler arasında yaşarsa sapıbitkinin güneş görebilmesi için uzun olur. Menekşenin sapından uzundallar çıkar. Bu dallar toprağa sürünerek uzarlar. Toprağa dokunanboğum yerlerinden küçük kökler salıverirler. Böylece uzun zaman anabitkiden ilgilerini kesmeyen yeni yeni bir çok bitkiler meydana gelmişolur. Hercai menekşe menekşegillerin başka bir çeşididir. Kızmenekşesinden daha iridir. Taç yaprakları renk renktir. Bundan dolayı‘alaca menekşe’ de denir. Kırlarda tarlalarda hercai menekşenin bir çokyabani çeşitleri yetişmektedir. Bahçelerde yetişen hercai çeşitleribunlarda türetilmektedir. Menekşegiller bitkiler alemindeikiçeneklilerin bir familyasıdır. Bu familyada kır menekşesi ‘yabanimenekşe’ hercai menekşe, tüylü menekşe gibi menekşe çeşitleri altınkökü gibi bitkiler bulunur.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Mum Çiçeği ÇİÇEĞİ
Asclepiadaceae olarak ta bilinen mum çiçeğiipekotugillerdendir ve 280 den fazla cinsi ve 2000 kadar tropik, otsuyada çalımsı tırmanıcı bitki türünü içeren bir familyadır. Bufamilyadaki bitkilerden çoğunun sütümsü bir özsuyu, bileşik beştaçyaprağı, badıç biçiminde meyveleri ve genellikle tüylü tohumlarıvardır. Kılıfların içinde saklanan bu ipek tüylü tohumlar, rüzgarınetkisiyle kılıflarından çıkar ve uzaklara taşınır. Her çiçeğin erkek vedişi bölümleri tek bir yapı içinde birleşmiştir. Çiçek tozları(polenler), dişi organın tepeciğindeki dokulardan oluşan bir çubuklaçiftler halinde bağlanan ve polinyum adı verilen demetlerdetoplanmıştır. Polinyumun parçaları çiçeğe gelen böceklerin üzerineyapışır ve buradan başka çiçeklere taşınır. Bazı türlerde üretkenlikdüşüktür ve çok çiçekli bitkiler genellikle az sayıda meyve verir.Asclepias syriaca ve A.curassavica türleri süs bitkisi olarakyetiştirilir. Kuzey Amerika’ da yetişen A.tuburosa’ nın parlak turuncuçiçekleri vardır. Mumsu, beyaz çiçekleri nedeniyle mum çiçeği adıverilen Hoya carnosa çoğunlukla saksı çiçeği olarak evlerdeyetiştirilir. Bu familyanın Hoodia ve leşçiçeği (stapelia) gibi etlibitkileri, tozlaşmayı sağlayacak olan sinekleri çeken pis bir kokuyayar. Asya kökenli tırmanıcı bir bitki olan Dischidia rafflesiana’ nınyağmur suyunu depolayan, ibrik biçiminde yaprakları vardır; suyu,ibriğin içine uzanan kökleriyle emer. Karıncalar bazen bu ibriklerindibini delerek kuruttuktan sonra, bitkisel artıklarla doldurupyavrularını büyütmek için yuva olarak kullanırlar.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Nergis Çiçeği Nergiz ÇİÇEĞİ
Alımlı ve hoş kokulu çiçekleri nedeniyle birçok ülkedesüs bitkisi olarak yetiştirilen nergislerin, başta Avrupa olmak üzere,kuzey ılıman kuşakta kendiliğinden yetişen 40 kadar türü vardır.Nergisgiller familyasının Narcissus cinsini oluşturan bu bitkilerin adıYunan mitolojisindeki Narkissos’un adından gelir. Mitolojiye göresudaki görüntüsüne aşık olup ona kavuşmak için ölümü seçen güzellergüzeli Narkissos’un öldüğü yerden nergisler bitmiştir. Nergis soğanızehirli bir süs bitkisidir. Çok eski zamandan beri süs içinyetiştirilen ve baharda ilk çiçek açan bitkiler arasındadır. Çiçeğiçıplak bir sapın üzerinde biraz eğik durur. Nergslerin rüzgarlıhavalarda nazlı nazlı sallanan eğri boyunlu çiçekleri hafifçeyassılaşmıştır. Çiçekler içi boş ve uzun bir sapın ucunda tek tek yadaçoğunlukla ikiden başlayarak altı taneye kadar bir arada açar. Her birçiçek ortadaki çanak yada boru biçimli yapıyı çevreleyen altıtaçyapraktan oluşur. Nergisin birçok türü ve melezleri vardır. Yabaninergis veya çayır nergisi ormanlarda pek çoktur. Toprağın hemenyüzeyinden çıkarak bir arada öbekler oluşturan ince uzun, sivri uçlu veyassı yaprakları vardır. Ortalama 50 cm boyundaki bu yaprakların bazıtürlerde 1 metreye kadar uzadığı da olur. Nergis çiçekleri arılarınyardımıyla tozlaşır. Bahçecilikte nergisler soğandan üretilerekçoğaltılır. Bir nergis soğanı bitki solduktan sonra sökülmeyip topraktabırakılacak olursa gelecek yıl yeniden çiçek ve yaprak verir. Bugünkesme çiçek yada bahçe çiçeği olarak yetiştirilen nergislerin melezlemeyoluyla üretilmiş 1000’den fazla çeşidi vardır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Nilüfer Çiçeği ÇİÇEĞİ
İkiçenekli bitkilerin çok meyveyapraklılar grubu olannilüfergiller ailesi su bitkisidir. Bu ailede yaprak sapları uzun, köksapları yatay durumlu olan su bitkileri bulunur. Yaprak ayası tamkenarlı yada taban kısmında yarılmıştır ve su üzerinde yüzer. Uçtakitek olarak bulunan çiçekler de su üzerinde bulunur. Çiçek yapısında,dışta birkaç çanak yaprağı, en içtekileri biraz erkekorgan biçiminedönüşmüş çok sayıda taç yaprağı, esas erkekorganlar ve yumurtalıklarbulunur. Nilüfergiller bir çok cinsi kapsar. Nymphaea cinsindennilüferler arasında, Batı Avrupa’ ya özgü tek tür olan beyaz nilüferyada aksu gülü (Nymphaea alba) ile mavi nilüfer, Mısırlıların Mısırlotusu (bir nilüfer çeşidi) ve doğu Hintlilerin kırmızı nilüferibulunur. Tüm Avrupa’ da çok rastlanan sarı nilüfer (Nuphar luteum)Nuphar cinsine aittir. Hindistan nelumbosu yada pembe lotus (Nelumbonucifera) beyaz taçyaprakları ve anason kokusuyla en güzel çiçeklerdenbiridir. Bununla birlikte, boyu 30 sm’ ye ulaşan bu çiçek, ailenin enbüyük bitkisi değildir. Gerçektende Victoria’ nın yapraklarının boyu 1m’ yi aşar. Kalkık kenarları ve su üzerinde yüzebilmesi sayesinde,onlarca kilo ağırlığı batmadan kaldırabilir. Simgesel bitkiler olannilüferler aynı zamanda yaralı da olabilirler. Mavi nilüferin veözellikle Mısır lotusunun kökleri nişasta bakımından zengindir vebesleyici özelliği nedeniyle Mısır’ da hala besin olaraktüketilmektedir. Yenebilen tohumları da bir çeşit darı gibikullanılmaktadır. Kökleri nişasta bakımından zengin olamayan beyaznilüfer ancak önemli kıtlık durumlarında işe yara. Uzun süre sinirleriyatıştırıcı olarak kullanılmış, daha sonralarıysa bir uyarıcı olarakdeğerlendirilmiştir. Günümüzdeyse hiçbir özel etkisi olmadığı ortayaçıkmıştır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Orkide ÇİÇEĞİ
Orkide bir çenekli bitkilerin salepgiller (Orchidaceae)ailesinden olan bitkilere verilen addır. Orkideler günümüzde, güllerinve lalelerin yerini alan ‘lüks çiçekler’ olarak kabul edilirler. Buçiçeklerin görkemli taç bölümleri e değerli kesimleridir. Dayanıksız veyalnızca sıcak seralarda yetiştirilebilir egzotik kökenli bitkiolmaları değerlerini daha da arttırır. Bununla birlikte, orkidelerovalık bölgelerden dağlara kadar her yerde yetişirler. Avrupa’ dayetişen türleri çoğunlukla çok güzeldir, ama çok seyrek olarak büyükçiçeklidirler. Orkideler, bitkibilimcileri güzellikleriyle değil, çokfazla evrim geçirmiş düzeyleriyle ilgilendirirler. Kuşkusuz, orkideler,yumurtalıkları alt durumlu olan, örnek olarak süsen bitkisininalınabileceği zambakgillerden (Liliaceae) çıkmışlardır. Bununlabirlikte, son derece değişmiş olan çiçekleri düzgün değil, amayukarıdan aşağıya yada sağdan sola uzanmış olarak ‘bir bakışımlı’dırlar ve taç yapraklarından biri (labellum = dudak) öbürlerinden çokfarklı hale gelmiştir. Aynı zamanda, çiçekteki eşeysel öğeler kuvvetlibir evrimin etkisinde kalmışlardır. Çiçekte yalnızca iki (yada bir tek)erkekorgan kalmıştır. Erkekorganların hepsi dişiorganın boyuncukbölümüyle kaynaşarak çiçeğin ortasında çok iyi görülen bir çeşit sütunoluştururlar. Bu değişiklikler çiçekler tarafından özellikle kendineçekilen böceklerle yapılan tozlaşmaya bağlıdır. Çiçektozu yığınlarıdişiorganın yüzeyi altına yerleşirler, buda çiçeğin kendi kendinidöllemesini genellikle olanaksız hale getirir. Ama labellum üstünekonan böcek, bitkinin geliştirdiği yapışkan yüzeyler sayesinde, buçiçektozu yığınlarının bitkinin başı üstünde toplanmasını sağlar.Böceğin başka bir çiçeğe konmasıyla çiçektozları dişiorganın tepecikbölümünün yüzeyine değerler ve böylece çapraz tozlaşmayı yanibitkilerin birbirini döllemesini sağlar. Orkidelerin bir başka dikkatedeğer özelliği, embriyoların gelişmesidir. Yumurtacıklar, ancaktozlaşmadan sonra gelişirler. Bu durumda çiçek bozulduğundanbahçecilikte açılmış durumdaki çiçekleri uzun süre saklamak içinerkekorganlar kesilerek dölleme engellenir. Döllenmeden sonra, çok azfarklılaşma gösteren, çok dayanıksız olan ve uzun süre çimlenmeyeteneği olmadığı kabul edilen bir embriyo gelişir. Bu yüzyılın başındaNoél Bernard embriyonun, çimlenmesi için özel bir mantarla kaplanmasıgerektiğini ortaya koydu. Daha sonra, embriyolar, mantar olmaksızınçimlendirilebildiler. Ama bunun için mantarın besleyici etkisinikanıtlayan, şeker bakımından zenginleştirilmiş bir ortam kullanıldı. Bubuluşlar, niteliklerini korumak üzere yaşatkan üremeyle elde edilenmelezlerin çoğaltılabilmesine olanak sağladı. Yeni bitki doku kültürüyöntemleri daha geniş olanakların kullanılabileceğini düşündürmektedir.Orkidelerin yumruları çoğunlukla besin olarak kullanılır. Ama bu orandayalnızca vanilyanın (Vanilla planifolia) bir değeri vardır; meyvesimayalandırma yapıldıktan sonra kullanılır. Amerika kökenli olan vanilyabütün sıcak ülkelerde yetiştirilir. Tozlaşmayı sağlayan böceğinyokluğu, tozlaşmanın elle yapılmasını zorunlu hale getirir. Çünkübitkinin olgunlaşması için döllenme zorunludur.   Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Ortanca ÇİÇEĞİ
Pek çok türü bulunan ve süs bitkisi olarak her yerdeyetiştirilebilen ağaçsı bir bitkidir. İlim adı hydrengea ‘ dır. Ortancaçiçeği taşkırangiller familyasındandır. Ortanca Japonya’da çok eskizamandan beri yetiştirilir. Avrupa ve Türkiye iklimine de dayanıklıdır.Killi, hafif ve kireçsiz toprakları, gölgeli duvar diplerini severler.Bazı çeşitleri özel ilaçlar katılmış su ile sulanır ve mavi renkteçiçek açması sağlanır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Papatya ÇİÇEĞİ
Papatya baharda çiçek açan bir tür kır bitkisidir.Anthemis ve matricaria diye iki cinsi ve pek çok türü vardır. Papatyaçiçekleri bileşikgillerdendir. Sarı papatya kenar yaprakları da sarıolan papatya türüdür. Papatya falı, tutulan niyeti olacak olmayacakdiye art arda söylerken, papatyanın taçyapraklarını birer birerkopararak bakılan faldır. Kokulu papatya (Anthemis nobilis) çayırlarda,ekinler arasında yaygın, çok yıllık bir bitkidir. Çiçeklerininkuvvetlendirici, uyartıcı, ateş ve solucan düşürücü, adet söktürücü,spazm giderici etkisi vardır. Çay gibi haşlanarak suyu kullanılır.Midenin ağır çalışması ve zor sindirme hallerinde tavsiye edilir. Küçükpapatya (matricaria chamomilla) bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir.Kuru veya işlenmemiş topraklarda çok yetişir, kuvvetli bir belsemkokusu verir. Kurutulmuş çiçekleri kaynatılarak kuvvetlendirici vesindirici içkiler halinde kullanılır. İt papatyası (Anthemis cotula)çalı görünüşünde çok dallı, yaprakları çok parçalı, bir yıllık otsu birbitkidir. Meyveleri çok küçüktür. Genellikle tarlalarda, kır yerlerdebiter. Çok kuvvetli pis bir kokusu olduğundan, hayvanlar yemez.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Sardunya ÇİÇEĞİ
Sardunyalar göz alıcı kırmızı yada pembe çiçekleriylebahçeleri ve balkonları süsleyen en çok yetiştirilen süsbitkilerindendir. Turnagagasıgiller familyasının pelargoium cinsindeyer alan bu bitkilerin bilimsel adı leylek anlamındaki Yunanca pelargossözcüğünden gelir. Çünkü sivri uçlu ince meyveleri bir leyleğingagasını andırı. Afrika’ nın güney kesiminde yabani olarak yetişen bubitkiler alımlı çiçeklerinden dolayı dünyanın bir çok ılıman ve sıcakbölgesine yayılmış ve yüzlerce süs çeşidi geliştirilmiştir. Sardunyalarotsu yada odunsu yapılı olup son derece dayanıklı bitkilerdir.Yaprakları yuvarlak yada loplu ve kalındır. Uzunca bir sapın ucunda tektek değil bir arda açan çiçekler çeşidine bağlı olarak irili ufaklıdemetler oluşturur. Yalın katların yanı sıra katmerlileri, alacalılarıyada fırfırlı yapraklıları da geliştirilmiştir. Bazı çeşitlerinyapraklarının sık tüylerle kaplı olmasına karşılık bir bölümü derimsive parlaktır. Sakız sardunyası denen bu parlak yapraklı çeşitlersarkıcı özelliği nedeniyle genellikle balkon çiçekliklerindeyetiştirilir. Bol güneşli, iyi akaçlanmış, gevşek toprakları sevensardunyalar çoğunlukla gövdeden kesilen dal parçalarından yaniçelikleme yöntemi ile çoğaltılır. Ayrıca tohumdan da üretilebilir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Sarısalkım ÇİÇEĞİ
Adını salkım biçimindeki parlak sarı çiçeklerinden alansarısalkımlar (laburnum) küçük ağaç yada çalı yapısındaki gösterişlibitkilerdir. Mor salkımlar gibi baklagiller familyasında yer alansarısalkımlar da süs bitkisi olarak yetiştirilirler. Bunların sıklıklapark, bahçe ve yol kenarlarına dikilen en yaygın türlerinden birinealtın renkli çiçeklerinden ötürü altın yağmuru adı verilmiştir.Sarısalkımların gövde ve dalları yeşilimsi gridir ve düzgün bir kabuklaörtülüdür. Gümüş renkli ipeksi tüylerle kaplı kış tomurcukları bahardaaçılarak yapraklara dönüşür. Üç yaprakçıktan oluşan bu bileşikyaprakların üst yüzü parlak altı ipeksi tüylüdür. İçinde yar aldığıfamilyanın öbür üyeleri gibi sarısalkımların da kelebek biçimindeçiçekleri vardır. Sarısalkım çiçekleri bal özü almaya gelen arılararacılığıyla tozlaşır. Bir çiçeğe giren arının üzerine dökülen çiçektozları bu böcek aracığıyla başka bir sarısalkım çiçeğine taşınırkenbaşka çiçekten gelen arıda bu çiçeğin tepeciklerine çiçek tozu getirir.Böylece çapraz tozlaşma sonucu döllenen çiçek meyveye döner. İçindealtı kadar tohum barındıran badıç biçimindeki yassı meyvelerolgunlaştığında patlayarak tohumlarını çevreye saçar. SarısalkımlarAvrupa’ nın güney, Asya’ nın batı kesimlerinin yerli bitkisidir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Sebboy ÇİÇEĞİ
Sarı ve turuncunun çeşitli tonlarındaki hoş kokuluçiçekleriyle çok sevilen bir süs bitkisidir. Turpgiller (Brassicaceae)familyasında yer alan bu bitkinin (Cheiranthus cheiri) yabanilerinedaha çok Avrupa’ nın güney kesimindeki çayırlık ve kayalık alanlardarastlanır. Başka bir çok ülke gibi Türkiye’ de de yaygın olarakyetiştirilen şebboyun kahverengimsi hatta kırmızımsı çiçekli çeşitleride geliştirilmiştir. Şebboy, öbür bahçe bitkilerinin çoğundan dahaerken çiçeklenen iki yada çok yıllık bir bitkidir. En iyi akaçlanmasıuygun serin iklimli yerlerde yetişen bitki ortalama 50 cm ye kadarboylanır. Dallanmış dik gövdesi şerit biçiminde, grimsi yeşil, sertyapraklar taşır. Dalların ucunda kümeler oluşturan dört taçyapraklıçiçekleri vardır. Tümüyle açtığında çevreye baygın bir koku verir.Şebboy çiçeklerinin kokusu taşıdığı uçucu yağdan ileri gelir. Bu hoşkokulu yağ parfüm sanayisinde koku verici olarak kullanılır. Şebboy diksaplı bir süs bitkisidir ve çok değişik renkte güzel kokulu çiçeklerivardır. İlmi adı matthiola dır ve turunçgillerdendir. Sarı şebboy, azçok kahverengiyle karışıktır ve sarı çiçekleri vardır. İlmi adıcheiranhustur. Bahçe şebboyu (Matthiola incana ve M. Annua), uzunömürlüdür ve çok yaygın bir bitkidir. Yetiştirilmesi pek fazla ihtimamistemez. Tohumla üretilir. İlkbaharda yastıklara ekilir, yazın şaşırtmayapılarak istenilen yere dikilir; yalnız büyük soğuklarda limonluklaraveya camekanlara alınır. Sarı şebboylar bir, iki yada çok yıllıkbitkilerdir; çiçekleri sapların ucunda salkım halindedir. Ilımanbölgelerde on kadar türü yetişir. En iyi bilinen türü baya sarışebboydur. (Cheiranthus cheiri)

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Siklamen ÇİÇEĞİ
Göz alıcı renklere bürünmüş alımlı çiçekleriyle sevilensüs bitkilerinden olan siklamenlerin doğada 16 türü vardır. Çuhaçiçekleriyle aynı familyada yer alan bu türlerin hepside çok yıllıktır.Siklamenler doğada kendiliğinden yetişen bir bölümü de evlerimizisüsleyen pembe, beyaz yada kırmızı çiçekli bitkilerdir. Orta ve GüneyAvrupa ile yakın doğunun yerli bitkilerinden olan siklamenlerin birbölümü yurdumuzda da çalı diplerinde, ormanlarda ve kayagölgeliklerinde kendiliğinden yetişir. Doğada siklamenlerin çoğuilkbaharın hemen başlarında yada sonbaharda çiçeklenir. Yaprakları,toprak altındaki yumrulardan çıkarak toprağın hemen yüzeyinde öbekleroluşturur. Damarlarının çevresi genellikle beyaz lekeli olan bu yürekbiçimli ve derimsi yaprakların arasından taçyaprakları geriye kıvrılmışuzun saplı çiçekler uzanır. Çiçekler döllendikten ve meyve oluşumubaşladıktan sonra sapları kıvrılıp bükülerek yere doğru eğilir vetoprağa ulaşır. Böylece toprakla karışan tohumlar çimlenerek yenibitkiler oluşturur. En çok gölgelik yerleri seven siklamenler tohumdanyada yumrulardan üretilir. Park ve bahçelerde yada saksı bitkisi olarakevlerde yetiştirilir. Siklamen yumruları doğada bazı hayvanlar,özelliklede yaban domuzları için iyi bir yiyecek kaynağıdır. Nitekim,yumruları domuzlar tarafından topraktan kazılarak çıkarıldığı için bubitkilere halk arasında ‘domur turpu’, ‘domuz ekmeği’ yada ‘domuzelması’ gibi adlarda verilmiştir.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Sümbül ÇİÇEĞİ
Sümbül çiçeğinin ismi Farsça da sümbül olarak dabilinir. Genellikle süs için yetiştirilen çok gösterişli soğanlı birbitkidir. İlmi adı hyacinthus tur. Zambakgiller familyasındandır.Sümbül, soğanlı ve otsu bir bitkidir. Sümbül beğenilen bir süsbitkisidir, görünüşü çok güzel, renkleri değişik ve parlak, kokusukeskindir. Sümbül erken çiçek açar. Doğu sümbülünün (hyacinthusorientaris) pek çok çeşidi vardır. Açık havada, yerde veya evlerdesaksılarda yetiştirilebilir. Topraktan çıkarılan soğanı dinlenmedevresi süresince 25 °C ‘ye yakın ısıda tutmak uygun olur. Hoş kokuluçiçekleriyle en sevilen süs bitkilerinden olan sümbüllerin Akdenizkıyılarında ve Afrika’ nın tropik kesimlerinde yabani olarak yetişen 30kadar türü daha vardır. Yaygın bahçe sümbüllerinin çoğu Yunanistan veSuriye’ nin yanı sıra Türkiye’ de kendiliğinden yetişen mor çiçekli birsümbül türünden elde edilmiştir. Sümbül çiçekleri tabanda toplanmışince ve düzgün yaprak demetinin tam ortasında çıkan bir çiçek sapınınucunda açar. Dik salkımlar oluşturan bu hoş kokulu ve çansı çiçeklerdüz yada katmerli mavi, mor, sarı,kırmızı, pembe yada beyazdır.

  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Süsen ÇİÇEĞİ
Süsen soğanlı veya kök saplı iki yada çok yıllık bir süsbitkisidir. Pek çok melez çeşidi bulunmaktadır. Süsenler basit saplıveya sapları az dallı bitkilerdir. Yaprakları kınlı ve iki sıralıdır.Çiçekleri iri, kokulu ve güzel görünüşlüdür. Ilıman bölgelerde yetişir.Bir çok türü vardır. Büyük sarı çiçekli olan türüne bataklık süseni,melez süsen, cüce süsen v.b. türlerinden bazılarıdır. Eskidenhekimlikte kullanılan süsenin köksapı güzel kokar bundan süsen esansıelde edilir. Süsen esansı bazı burun damlalarında kullanılır.Süsenlerin çiçekleri genellikle düzgün ve göz alıcı renktedir. Çiçekçanağı, taçyaprağa benzer üç çanakyaprağından meydana gelir. Aynırenkte üç tane çanak yaprağı vardır. Çanak yapraklarının karşısında,dışa dönük üç tane erkek organ bulunur. Çiçeğin ortasında,taçyapraklarına benzeyen üç yaprakçık daha vardır. Erkek organlarınınbaşaklarını saran bu yaprakçıklar yassılarak genişlemiş tepeciklerdir.Meyvesi üç çenet halinde açılan bir kapsül şeklindedir.
  Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap

Şakayık ÇİÇEĞİ
Şakayık çiçeğinin ilmi adı olan paeonia, Yunan hekimiPaeon’dan gelir. Homeros’a göre bu hekim Pluton’un Herakles’ten aldığıyarayı bu bitkiyle tedavi etmiştir. Şakayık süs bitkisi olarakbahçelerde yetiştirilir. Çok yıllık birçok türü vardır. En yaygınıbahçe şakayığıdır. Şakayık basit veya katmerli beyaz, pembe, kırmızıveya alaca renklerde çiçek verir. Çin şakayıklarının çiçekleri beyaz,sarı, pembe, kırmızı renklerde olur. Aynı zamanda çok güzel kokarlar.Ağaç şakayıkı odunsudur. Gayet yavaş büyür, beyaz, pembemsi, pembe veyakırmızı renkte çok güzel çiçek açar. Sarı şakayık ağaçsıdır, çiçeklerisarı, erkek organları taç şeklinde güzel ve büyüktür. Şakayıklar köktenfışkıran sürgünlerle ürerler, çok dayanıklıdırlar. Her türlü verimlitoprakta ve bütün şartlarda yetişir. Tohumdan yetiştirilen şakayıklarancak – 6 yıl sonra çiçek açmaya başlarlar.

   Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
Taflan ÇİÇEĞİ
Taflan gülgiller familyasından, kışın yapraklarını dökmeyen küçük birağaççıktır. Kuzey İran’ da, Karadeniz’ in doğu kıyılarında veBalkanlar’ da kendiliğinden yetişen bu bitki iri, parlak koyu yeşilyapraklarından ötürü park ve bahçelere süs ve gölge ağacı olarakdikilir. Bazı yörelerde meyveleri taze yemiş olarak tüketilir. Ormaniçi gölgelik yerlere, duvar kenarlarına ve nemli toprakları seventaflan 6 m ye kadar boylanabilir. Baharla birlikte açan beyaz çiçekleridik salkımlar oluşturur. Ortadaki kalınca sapın çevresine dizili olarakgelişen olgunlaştıkça siyaha yakın bir renk alır. Taze taflanyaprakları suya damıtılarak yatıştırıcı, öksürük kesici ve solunumuuyarıcı olarak kullanılan bir sıvı hazırlanır.

   Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
  Resimleri Görebilmek İçin    Üye Ol   veya   Giriş Yap
Yasemin Çiçeği ÇİÇEĞİ
Yaseminler tıpkı lale, sümbül ve gül gibi şiirlere konu olmuş zarif vehoş kokulu bir çiçektir. Bir çok ülkede değerli süs bitkileri arasındayer alan yaseminlerin doğada kendiliğinden yetişen 300 kadar türüvardır. Zeytingiller familyasının jasminum cinsini oluşturan bu türlersürüngen, tırmanıcı yada dik çalı yapısındadır. Yasemin sözcüğü batıdillerinde olduğu gibi bizim dilimize de Farsça yasemen sözcüğündengirmiştir. Dünyanın tropik ve astropik bölgelerinde yaygın olarakyetişen yaseminler genellikle beyaz yada sarı, bazıları ise kırmızıçiçekler açan her dem yeşil yada kışın yapraklarını döken bitkilerdir.Bunların içinde en iyi tanınan tür adi yasemin bazı yörelerde kışınyapraklarını tümüyle dökerken bazen yarı yapraklı kalır. Yaz başındangüz sonuna kadar çiçek açan bu türün minik, koyu yeşil yaprakları, hoşkokulu beyaz çiçekleri vardır. Bu zarif ve alımlı çiçekler beştaçyapraktan oluşur. Kış yasemini denilen tür ise yapraklarınıdökmesine karşın kış boyunca çıplak dallarında hiç eksik olmayan yıldızbiçimli altın sarısı çiçekleriyle çok sevilen bir süs bitkisidir.Yaseminlerin bazı türleri iklimin uygun olmadığı yörelerde ancak seradayetiştirilebilir. Oysan çoğu kış mevsimini kolaylıkla açıktageçirebilir. Yaseminler dal parçalarından çelikleme yöntemiyle çoğalır.Jasminum officinale gibi bazı türler çevrelerindeki desteklere kendibaşlarına kolaylıkla tırmanabildikleri halde, yere yatık olarakgelişmemesi için özel desteklere bağlanması yada sardırılması gerekenyasemin türleri de vardır. Kokulu yaseminlerin çiçeklerinden parfümyapımında kullanılan, ayrıca sabun ve öbür tuvalet malzemelerinekatılan hoş kokulu uçucu elde edilir. Bu yağa yasemin esansı denir. Fuladıyla da bilinen arap yasemininin çiçeklerinden ise yasemin çayı denenhoş kokulu bir çay hazırlanır.

 
Zambak ÇİÇEĞİ
Birçeneklilerin zambakgiller (Liliaceae) ailesinden bir bitkidir.Zambakların taç yaprakları sarı, kırmızı, turuncu gibi sıcak renklidirve üstlerinde siyah çizgi ya da lekeler bulunur. Zambaklar soğanlıçiçeklerdendir ve bazıları dallanma noktalarının kutluk altlarındaortaya çıkan çok sayıda soğancıklarla çoğalırlar. Zambağın büyük olanve olgunlaştığında altın sarısı çiçek tozlarını yayan erkek organlarıçiçeği daha da gösterişli kılar. Liliales ya da liliiflorae takımınınörnek türü olan lilium cinsi bitki bilimsel açıdan çok iyitanımlanmıştır ama bu terim benzerlik gösteren daha başka bitkiler içinde ortak ad kullanılmaktadır. Zambak ne çok ne de az gelişmiş olduğuiçin liliales takımının tipik cinsidir. Zambak alt çanak yapraklı olanve bunlardan dıştaki üçü çanak, içteki üçü de taç bölümünü oluşturanbir çiçek yapısına sahiptir. Zambakların güzel görünümlerini bu sonderece renkli olan çiçek bölümleri sağlar. Buna karşılık yumurtalığınyerleşimi, çiçeğin geri kalan bölümünü biraz değiştirir.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

ALLAH RASULÜ BUYURDU; şu 3 şeye bakmak sünnettir 1) kabeye 2) kuran-ı kerime 3) annenin yüzüne
santiyago

Kral Üye

*


Üye No : 14932

Yaş : 24

Cinsiyet : Bay

Nerden : erzurum

Konu  : 16

Mesaj : 283


2 Mesajına Toplam
2 Kere Teşekkür Edildi

3 Mesajına Toplam
3 Kere Karma Verildi
Karma Sayısı: 3


Karma Sayısı: 3
Offline
« Yanıtla #4 : 20 Kasım 2009, 22:16:48 »

bu buyuk bilgılendırmen için saol eline saglık Smiley
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer düzeltmek ise gece doğan güneşe sen o suya yazı yazdın şimdi güneşin doğmasını bekle
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır

Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
A' dan Z' ye Bitki Sözlüğü ve Faydası Şifalı Bitkiler « 1 2  Hepsi » idris25tan 19 1922 Son Mesaj 08 Ekim 2008, 00:34:35
Gönderen: idris25tan
Bu bitki kelliği önlüyor Şifalı Bitkiler )(Elfid@)( 4 398 Son Mesaj 24 Mayıs 2009, 12:31:41
Gönderen: idris25tan
İnsan Yiyen Bitki Öyküler Serdar24 0 203 Son Mesaj 03 Eylül 2009, 19:53:29
Gönderen: Serdar24
Ses Kısıklığı İçin Bitki Çayı Şifalı Bitkiler gubbanolim_25 0 174 Son Mesaj 08 Kasım 2009, 17:44:38
Gönderen: gubbanolim_25
Türk Dünyası Sitemizde Başka olmasını istediğiniz Bölümler arazdergisi 2 1014 Son Mesaj 03 Aralık 2009, 12:43:05
Gönderen: beVete