gubbanolim_25

|
 |
« : 15 Kasım 2009, 18:07:04 » |
|

1. GÖRÜCÜ Görücü dünürcü gitmekle başlr . Oğlan tarafı etraftan eşten dosttan kendilerine uygun bir kız sorarlar. Tavsiye edilen yerlere ya da evlenecek gencin bulunduğu veya arzuladığı kızın evine görecü giderler. Görücü olarak annesi, kızkardeşi . halası gibi en yakınları gider. Gidenlerin iyi giyinmeleri ziynet eşyaları takmaları şarttır. Görücü olarak 3-4 kişi gidilir. Görücü gidenler ev sahibi tarafından içeri alınır. Kız süslenip bezenerek görücülerin yanına gelir. Hoşgeldiniz der. Ya şeker ya da kahve tutar. Görücüler kızı ancak bu arada görebilirler. İyi bakamayan bazı hanımlar "Hanım kızım bana biraz su getirsin" diye bahane eder, kızı bir daha odaya getirirler. Ehli görücüler, kızın ağzının kokup kokmamasını kontrol için kalkarken veya evden çıkarken denk düşürüp " Âllahaısmarladık , bin maşALLAH kızım" diyerek yüzünü öperlermiş. Kızın ağzı kokuyorsa bu öpme anında anlaşılırmış. İlk görücü gidildikten sonra kız beğenilirse; bir de başkası yani yakınları görsün diyerek gönderilir Onlar da beğenirse bu sefer etraftan kız ve ailesini sorup sual ederler. Kızın ve ailesinin namus ve iffeti nasıldır? ahlaken ne şekildir?_ diye. Eğer müspet cevap alınırsa dünürcüler üçüncü defa kızın evine giderler. bu defa kız evi kızlarını istemeye geldiklerini anlar ve bir daha kızı görücülerin yanına çıkarmazlar. Sefa hoş, beşten sonra, birisi meseleye temas ederek "ALLAHın emri peygamberin kavli ile küçük hanımı oğlumuza istiyoruz derler. Kız tarafı o gün için birşey söylemez en aşağı bir hafta müsaade ister, sorup sual edelim,ALLAH yazmışsa ne diyelim derler. Bu sefer kız tarafı oğlanı sorup ual ederler. İşi gücü nasıldır? Ahlaken nasıldır? bir aileyi geçindirebilir mi? Yakınları, akrabalarını huyu iyi midir? diye . İki tarafta birbirini beğendi mi bir hafta sonra cevaba giden görücülere müspet cevap verilir.Eğere kız tarafı bu evlenmeyi ugun görmezse gelenlere hele yaşı küçük bir iki sene vermeyeceğiz ya da babası razı değil kısmetinizi başka yerde arayın der.
2. ŞERBET İÇME Kızla oğlanın evlenmesine müspet cevap alındıktan sonra oğlan evi nişan veya şerbet içmek için gün ister. Kız evi falan günü şu saatte buyurun derler. Og gün oğlan evinden birkaç erkek ve kadın kız evine giderler. Giderken de içilecek şerbetin şekerini beraber götürürler. O gün taraflar Kadınlar, kadınlar arasında Erkekler erkekler arasında Bir ağız tatlılığı yapar ve kıza bir yüzük takarlar. Şerbet içmeye gidenler kızın ebeveyni ile o gün konuşur anlaşırlar. Anlaşmada bir misal: Oğlan tarafı olarak gidenlerden en ehli kamil söze başlar: - Kahvenize çayınıza teşekkür ederiz. Yalnız sormadınız ki biz buraya niye geldik? Kız ebeveyni: -Sefa geldiniz. Hoş geldiniz, Tanrı misafiriniz başımız üzerinde yeriniz var. Oğlan tarafı: -Biz buraya ALLAH'ın emri, peygamberin kavliyle Kerimenizi Ahmet Beyin oğlu Mehmet Efendiye İstemeye geldik. Kız ebeveyni: - ALLAH yazmışsa kim ne diyecek. Ben de verdim. Oğlan tarafı: -Sağ olasın var olasın ama usuldendir. Hele buyur. .. Kesiminin ne emredersin? Kız ebeveyni: -101 altın veya 151 altın(kudrete göre) Oğlan tarafı: -Çoktur bey harcayamaz bu çocuk bu kadar. ALLAH can sağlığı ve ağız tatlılığı versin, ilerisinde hepsini yapar. Şimdilik bir şey ikram et bize. Taraflar bu şekilde anlaşması ile kıza Kesim kesilir. Bu kesim daima madeni lira, altın üzerinden konuşulur. KESİMİN MANASI Oğlanın kıza kesimdeki miktara tekabül eden banknot parayı harcamasıdır. Bunun da hepsi birden harcanmaz. Mehrimuaccel ve Mehribaki olarak iki kısımda tespit edilir. Yani acele olarak harcanması icabeden ve geri kalan... Tabiatı ile harcanan ilk harcanandır. Mehribaki sözden ibaret kalır. Evlendikten sonra eşler arasında böyle bir şeyin mevcubahis olmasına imkan yoktur.
HE DEME: Ayrıca ilçemiz ve köylerinde bir de "he deme" vardır. "He deme" şerbet içilirken kesimde söylenir. Mesela kız tarafı 100.000 YTL he deme " Evet deme" parası vereceksiniz derler. Bunun ilk bakışta manası "Evet" dedim bana 100.000 YTL para verin demek gibi görünse de aslında böyle değildir. "He deme" parası ekseri fakir ailelerde olur. Kız ebeveyni " He deme" adı altında aldığı paradan kendisine kırk para almaz. Kız büyümüştür. Bir sürü eksiği vardır, istenilmesi ayıp olan eşyalar, veya şeyler vardır. Bunları kızın kendisi yapması lazımdır, onun için "he deme" namı altında alınan para kızın bu ihtiyaçlarına harcanır.
NİŞAN Şerbet içmeden sonra; Nişan yapılması için kız evinden gün istenir. Ayrıca kızları için neler istediği sorulur. Kız evi bir pusula yazarak oğlan evine gönderir. Bu listede ziynet ve giyim eşyaları yer alır. Misal olarak bilezik, gerdanlık, küpe, elbiseler, ayakkabı v.s. Bir de listeye ne kadar çerez istediği yazılır.
( Ayrıca kızın akrabaları için ayakkabı, mes , lastik, elbiselik v.s. istenir. bunlar kızın akrabalarına dağıtılır. Fakat bu usül hala devam etmektedir. ) Oğlan evi bu eşyaları hazırlar ve kız evine nişan için gün ister. Tayin edilen günden evvel istenilen eşyalar kız evine gönderilir. Kız evinden tayin edilen günde de oğlan ve kız tarafı bütün hısım akraba ve eş dostlarına haber vererek kız evinde toplanırlar. Toplananlara bu hayırlı olay anlatılır. Hayırlı ve uğurlu olsun temennisi ile kırmızı şerbet içilir. Çerez, pasta ve çay ikram edilir. Nişanı ekseri mahalle imamı da davet edilir. Dini nikah kesilir, Mevlid -i Nebevi okunur. Böylece kız oğlanla örf ve adet ve geleneklere göre nişanlanmış olur. İşte asıl olan budur. İlk şerbet içmeye ve yüzük takmaya "Ağız tatlılığı" denir.
YÜZ GÖRÜMLÜĞÜ Yüz görümü nişanın kadınlar arasında düğünle yapılmasıdır. Nişan günü çerez ve diğer giyim eşyaları gönderilir. Ziynet eşyaları ve mücevherler yüz görümü için alıkonur. Yüz görümü günü çalgılar tutulur, büyük bir salonda kız ve oğlan tarafı toplanırlar. Düğüne kız tarafı hediyesiz, oğlan tarafının tamamı hediye ile gelirler. Nişanda gönderilmeyen ziynet eşyaları oğlanın en yakınları tarafından "YÜZ GÖRÜMÜ" başlarken ve gelin hanım içeri girerken takılır. Hemen bunun ardından oğlan evi davetlileri, eğer ziynet eşyası getirmişlerse gelin hanıma takarlar. Yok giyim eşyası ise orada hazırlanan bir masa üzerine bırakırlar. O gün çerezler dağıtılır, çay ve pasta ikram edilir, mahalli oyunlar oynanır, eğenceler yapılır ., ŞEKER BAŞI Nişan ve yüz görümü bittikten sonra kız evi, güveyi için ŞEKER BAŞI gönderiri. "Şeker Başı" bir tepsi içinde bir sürahi şerbet etrafında şeker, çerez ve tatlılar, ayrıca güveyi için elbiselik kumaş, kol saati, gömlek ve kravat gibi eşyalar konulur. Şerbet dolu sürahinin boğazında kızın ismini taşıyan bir nişan yüzüğü bir kurdele ile bağlanır ve üzeri bir tülle örtülerek oğlan evine gönderilir. Oğlan evine gelen "ŞEKER BAŞI" O akşam ebeveyninin tarafından açılır ve nişan yüzüğü güveyi olacak gencin parmağına hayırlı ve uğurlu olması dileği ile takılır. Gönderilen şerbetten güveye içirilir. Hali vakti yerinde olanlar "ŞEKER BAŞI" geldiğinde güveyinin arkadaşları hısım ve akrabaları davet edilir, çalgılar getirirler. Yüküz takma işi erkekler arasında yapılan bir eğlence ile yapılır. Nişan ve şeker başı eşyaları ekseri fakir halka gönderilir. Tarafılar bunları getirenlere bahşiş verirler.
DÜNÜR DAVETİ Birbirleri ile akraba olan taraflardan oğlan evi bir gün kız evini davet ederler. Buna dünür daveti denir.Bu davette mükellef ziyafetler verilir.Böylece iki tarafı birbirlerini daha iyi tanımış olur. Dünürü davetinde yalnız evlenecek kız gidemez. Düğün olmadan kızın oğlan evine gitmesi yömsüz (uğursuz) sayılır. Kızın, erkeğin evine gelin duvağı ile girmesi makbuldür. KAYNANA GÖRME Evlenecek erkeğin, kızın annesini görmeye gitmesi şarttır. Buna kaynana görme denir. Kaynana görmeye ev halkı ilge gidilir. Giderken kayınvalide için elbiselik kumaş giyim eşyası ve şeker götürülür.
NİŞANLI GÖRME Yukarıda sıralanan adetlerden sonra erkek bir yolunu bulup kızın evine gider. Giderken de kız için bir hediye götürür. İşte o gün ancak kızla oğlan baş başa (fakat kontrol altında) bırakılır. İki hayat arkadaşı birbirlerini görür, tanışırlar ve anlaşırlar. Buna da nişanlı görme denir.
KINA GECESİ (DÜĞÜN) Kına gecesi adı altında yapılan düğün gelinin götürülmesinden bir hafta evvel yapılır. Bunun ismi kına gecesi ise de gündüz yapılan bir düğündür. Kına gecesine bütün eş dost hısım ve akrabaların çağrılmasına imkan olmadığından hepsi de bu güne davet edilir. Çalgılar tutulur taraflar toplanır. Kız gelin kıyafeti önünde tepsi içinde mumlar yanarak içeri alınır duvara dayanır. Bu kına gecesine oğlan evinin davetlisinin az olmasına itina edilir. Davetlilerin çoğu kız evinden olur. Bu bir nevi ihtar düğünüdür. Kız evi kendi tarafına bir haftaya götürüyorlar, haberiniz ola sizler de ne hediye gönderecekseniz gönderin, kabilinden zimmen haber verir. Bu kına gecesi düğünden hemen sonra ile kendi kudretine göre hediyesini götürür.
SAÇI Kına gecesinden sonra kız tarafının gönderdiği hediyeye saçı denir. "Saçı" ekseri ev eşyasıdır. Saçı gönderenler, kızın noksanlarına dikkat eder ve o eşyaları alıp gönderirler. Kızın eşyaları bir odaya toplanır ve herkesin görebileceği bir şekilde dizilir. Saçı getiren getirdiği eşyayı oraya bırakır ve yeni kurulacak bir ev için çiftlerin nesi var nesi yoksa görür iyi temennilerle ayrılırlar.
KINA GECESİ Asıl kına gecesi budur. Gelin götürüleceği günün bir evvelsi akşamı kına yakılır. Kına geline yakılır. Yakılacak kına kınanın sarılması için yazmalar mumlar, ( şemeler ) ve yolluk (ayak önüne) sağdıç tarafından alınır. Kapalı bir yerde oturtulan çalgıcılar yanık ve acıklı havalar çalmaya başlarken kına yakılır, kına analı babalı (yani anası babası sağ olan birisine ezdirilir.) Gelinin eline kına yakılınca sağdıç karısı, evvelce alıp hazırladığı bir altın, yarımlık veya kart'ı gelinin avucuna koyar, kına onun üzerine yakılır. Ertesi gün kına açıldığı zaman altın gelin hanımın olur. Kına yakıldıktan sonra kına gecesi sonar erer.
KISIR GECESİ Kız evinde kına gecesi yapılırken oğlan evinde de kısır gecesi yapılır. Bu geceler ekseriya gençler tarafından içkili ve çalgılı olarak yapılır. Kısır gecesine gelen ve gündüz düğün yemeğine çağırılan davetliler ertesi gün bir araba veya otomobil tedariki ile gelini almaya giderler. Bu vazifeyi yapmayanlar ayıplanır.
GELİN GETİRME Pazar günü veya perşembe sabahı oğlan evinde toplanılır. Taksi veya faytonlarla kızın evine gidirilr . Kızın kapısı önünde barlar tutulur. milli oyunlar oynanır. Gelin alınarak yeni evine götürür. Gelin babasının evinden çıkarken oğlan evine "MÜJDE YASTIĞI" gönderilir. Müjde yastığı güveyi ve sağdıcın o gün giyeceği çamaşır gömlek, kravat, çorap, mendil ile bir Kur'anı Kerim, bir de ayna bulunur. Güveyi ve gelini evde beklerler. Sağdıç müjde yastığını getiren çocuğa veya bir fakire bahşiş verir. Gelin eve geldiği zaman sağdıçla güveyi dama çıkarlar. Evin damı yoksa kapı üzerindeki bir pencerede dururlar. Gelin eve girerken güvey gelinin başına elma atar, sağdıç da çerezle bozuk para serper. Gelin içeri girerken başının üzerinde bir Kur'anı Kerim tutulur. Ayağının önüne bir HATIRGEÇ (Ocak demiri) atarlar. Gelin eve girince ilk defa mutfağa götürürler. tandır başına çıkarılır, ve bir defa dolandıktan sonra oturtulup, sağ ayağını yıkarlar. Bunları yapmakla kadın ev hanımı olur, uğurlu kademli bir hayat sürermiş. O gün akşama kadar yapılan düğünün adına yüz yazımı derler
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| |
Yükleniyor...
|